top of page

Arama Sonuçları

Cevaplanmasını istediğiniz bir sorunuz mu var? Ya da hizmetlerimiz hakkında daha fazla bilgi mi almak istiyorsunuz? Aşağıda bulunan sonuçlara göz atabilirsiniz.

"" için 263 öge bulundu

Tüm Yazılar (7)

  • Deneyimsel Öğrenme: Dijital Öğrenme Ortamlarında Nasıl Kullanılmalı

    Teknoloji ve dijital çağın gelişimi ile birlikte artık çevrim içi deneyimsel öğrenme teknolojisi alanına dâhil olmak için inanılmaz bir fırsat ortaya çıkmıştır. Yeni Bir Dünya ve Yeni Bir Deneyim! Dijital yani çevrim içi öğrenme ortamlarında deneyimsel öğrenme yetkinlik odaklı gelişim, probleme dayalı öğrenme, vaka temelli öğrenme ve proje temelli öğrenme, gerçek dünyada deneyim yoluyla öğrenmeyi içerebilecek tasarım modellerine örneklerdir. Bu modeller genellikle, dijital öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen çevrim içi eğitime katılım sağlamanın bir yolu olarak kullanılır. Dolayısıyla, bu öğrenme modellerini çevrim içi bir eğitime dâhil ettiyseniz, deneyimsel öğrenme ile bir düzeyde meşgul olursunuz. Çevrim içi Deneyimsel Öğrenme Türleri Çevrim içi eğitim ve deneyim Çevrim içi eğitim ve yerinde deneyim Yüz yüze eğitim ve çevrim içi deneyim Eğitim ve hizmet kısmen çevrim içi ve kısmen yerinde Deneyimsel öğrenmenin savunucuları genellikle çevrim içi öğrenmeye eleştirel bir perspektiften bakarlar çünkü öğrenmenin gerçek hayattan alınan örnekler içinde yerleştirilemeyeceğini iddia ederler. Nitekim, deneyimsel öğrenmenin desteklenmesi veya geliştirilmesinde çevrim içi öğrenmenin son derece etkin olarak kullanılabileceği farklı durumlar vardır: 1: Harmanlanmış veya ters yüz edilmiş öğrenme: Her ne kadar grup oturumları genellikle süreci başlatsa da ve/veya bir soruna ya da bir sonuca varsa da genellikle bir sınıf ya da laboratuvar ortamında yapılırlar. Bununla birlikte öğrenciler, araştırma ve enformasyon edinimini çevrim içi kaynaklara erişerek yapabilecekleri gibi çevrim içi çoklu ortam araçları kullanarak rapor ve sunum hazırlayabilirler. Ayrıca grup proje çalışmalarını ya da birbirlerinin çalışmalarını değerlendirme işlemini çevrim içi iş birliği araçlarını kullanarak gerçekleştirebilirler. 2: Tamamen çevrim içi: Giderek daha fazla sayıda eğitmen, internet üzerinden video konferans gibi eş zamanlı araçlar ile grup çalışmaları için tartışma forumları ve/veya sosyal medya, raporlama için elektronik ürün dosyası ve çoklu ortam, metaverse ve deneysel çalışmalar için ise uzaktan laboratuvarlar gibi farklı zamanlı araçları birlikte kullanmak suretiyle deneyimsel öğrenmenin tamamen çevrim içi olarak gerçekleşebileceğini keşfetmektedir. Biraz Oyunlaştırma Ekleyin Dijital öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen çevrim içi deneyimsel öğrenme uygulamalarında oyun oynamak; zaman baskısı, etkileşimli seçimler, dramatik hikâye anlatımı ve risk gibi oyunlaştırma unsurları, öğrenme deneyiminin geliştirilmesinde ciddi katkılar sağlar. Bazı araştırmalar, bu tür bir yaklaşımın yalnızca öğrenmeyi daha eğlenceli hâle getirmekle kalmayıp, aynı zamanda bilgi birikimini de geliştirdiğini göstermiştir. Deneyimsel bir oyunda anında geri bildirim almak, katılımcıların kendi gelişimlerine yatırım yaptıklarını hissetmelerine yardımcı olarak katılımı ve ilgiyi daha da artırabilir. Oyunlaştırma potansiyeline olan ilgi son on yılda artmaya devam etti ve metaverse platformları ile alan geliştikçe bu alan ile deneyimsel öğrenme arasında daha da büyük bir çapraz ilişkiler ortaya çıkmıştır. Gözlem, Değerlendirme ve Çözümleme Dijital dünyadaki deneyimsel öğrenme uygulamalarında geleneksel uygulamalara göre daha verimli bir gözlem, değerlendirme ve çözümleme yapılabilir mi? İlk anda bu cevabı verebilmek zor olabilir… Çünkü; grup çalışmalarında, bireysel veya özel olarak geri bildirim vermenin zor olduğu söylenebilir. Ancak dijital dünyanın imkân ve olanakları keşfedildiğinde bu sorunun çok net bir cevabı olarak “evet” diyebiliriz. Dijital bir deneyimsel öğrenme yaklaşımını oyunlaştırma ile desteklemek, etkin bir gözlem, değerlendirme ve çözümleme yapabilme fırsatı verecektir. Çok az öğrenme uzmanı, geleneksel deneyimsel öğrenme uygulamalarında Kirk Patrick Modeli’ni kullanmayı keşfetmektedir. Aslında bu model yarım yüzyılı aşkın süredir eğitim etkinliğinin sonuçlarını analiz etmek ve değerlendirmek için bir kriter ölçeği olarak kabul edilmiştir. Kirk Patrick Modeli ile ilgili daha fazla bilgi için aşağıda bulunan videoyu izleyebilirsiniz. Ülkemizde bazı deneyimsel öğrenme programlarının gözlem, değerlendirme ve çözümlemesinde Kirk Patrick modelini kullanarak modelinin dört seviyesini nasıl ele alabileceğinize dair çok pratik örnekler bulunmaktadır. Aynı şekilde modelin bu örneklerini, çevrim içi deneyimsel öğrenme uygulamalarında da kullanabiliriz. Bu modeli çevrim içi deneyimsel öğrenme uygulamalarında kullanarak ne kadar çok veri toplarsanız, o kadar iyi, doğru ve bir o kadar iyi çözümleme analizi yapılabilir. Smart Unique Modeli Deneyimsel Öğrenme programlarının değerlendirme süreci; gözlem, değerlendirme, çözümleme ve belgelendirme olarak dört aşamada gerçekleştirilmektedir. Değerlendirme sürecinde var olan bu dört aşama birbiriyle sistematik olarak ilişkili durumdadır. Bir aşama tamamlanmadan öbür aşamaya geçilmemelidir. Deneyimsel Öğrenme uygulamalarında bir deneyim, beceri veya kazanımın kalıcılığında katılımcı bireylerin bu deneyimi yaşarken hissettiği duyguların varlığı etkilidir. O sebeple doğru veriye ulaşabilmek adına kişilerin duygu durumlarına yönelik davranış ve beceri gözlemi yapmak gereklidir. Smart Unique modeli; uzun yıllar önde gelen gözlem, değerlendirme ve çözümleme modellerinin bir sentezi yapılarak geliştirilmiştir. Bu geliştirme sürecinde yaygın eğitim çalışmalarında izlenen adımlar ile kullanılan terim ve yöntemler de referans alınarak çalışılmıştır. Ve sonuç olarak; “Smart Unique Modeli” ortaya çıkmıştır. Bu model, kişinin kendisinden beklenen yetkinliklerdeki performansını gözlem, değerlendirme ve çözümlemesini gerçekleştirmek için kullanılan kriterler ve kişiyi farklı açılardan gözlemleyebilen tarafların gözlem ve değerlendirmelerini içeren bir süreçtir. Smart Unique Gözlem, Değerlendirme ve Çözümleme Model kılavuzu aşağıdaki gibidir: Bu model, genellikle, değerlendirmeyi ve alınan kararları desteklemek yerine, öncelikli olarak eğitimin etkisini objektif bir şekilde analiz etmek, ekip üyelerinin ne kadar, neyi öğrendiklerini belirlemek ve katılımcı bireylerin davranışsal gelişiminin yaşantısal süreçlere katkısını sağlamak amacıyla tercih edilmektedir. Modelin her bir ardışık seviyesi (bkz. model kılavuzuna), bir deneyimsel öğrenme programının etkinliğinin daha kesin bir ölçüsünü temsil eder. Öğrenme aşamasındaki ölçümler ile öğrenme düzeyi tespit edilebilir, fakat yeni kazanılan bilgi, tutum, deneyim ve becerilerin mutlaka katılımcı bireylerin yaşamsal süreçlerinde uygulanacağını garanti etmez. Uygulama ise ancak uygun koşullar varsa gerçekleşebilir. Smart Unique Gözlem, Değerlendirme ve Çözümleme Modeli’nin davranış aşamasındaki amacı; eğitim sonucunda katılımcıların kazandıkları bilgi ve deneyimi, yaşamsal süreçlerinde nasıl uyguladıklarının gözlenmesi ve davranışlarındaki değişimin takibi yapılarak değerlendirilmesidir. Diğer bir anlatımla, katılımcıların eğitimde edindiği bilgi, tutum, deneyim, beceri ve davranışları yaşamsal süreçlerinde ne kadar ve nasıl kullanıldığının izlenmesi veya takibinin yapılmasıdır diyebiliriz. Smart Unique modeli ile ilgili daha fazla bilgi ve model araçları için aşağıda yer alan bağlantıları kullanarak "Deneyimsel Öğrenme" isimli kitabımızı edinebilirsiniz. Smart Unique Modelinin temel amacı, “ölçme ve tahmin” yerine “gözlem ve tanımlamadır”. Bu süreçte, karar verme yerine bilgi toplama konusuna odaklanılarak, öğrenen bireyler ya da yararlanıcı olarak programa katılmanın asıl amaçlarının ve süreçler (iş, eğitim, yaşam vb.) dâhilinde esas ihtiyaç duyulan öğrenme hedeflerinin ne olduğunun ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Ayrıca bu modelin en önemli özelliği, kritik süreçlerin ayırt edilip ara bildirim seansları ile farkındalık çalışmaları yapılmasıdır. Smart Unique modeli bütüncül ve özneldir. Katılımcı bireylerdeki gözlemlenen etkileşimler ölçme amacıyla ayrı kategorilere bölünmemekte, aksine bireylerin içinde bulundukları bağlam ve süreçler (iş, eğitim, yaşam vb.) gözlem yolu ile değerlendirilmektedir. Bir Öğrenme Deneyimi Teknoloji ve dijital çağın gelişimi ile birlikte artık çevrim içi deneyimsel öğrenme teknolojisi alanına dâhil olmak için inanılmaz bir fırsat ortaya çıkmıştır. Bu gelişim ile çevrim içi deneyimsel öğrenme alanları denenmiş ve güvenilir yöntemleri benimsemek için yenilikçi yollar getiren yeni fırsatlar sürekli olarak karşımıza çıkmaktadır. Teknoloji ve dijital çağın gelişimi, insanları her zaman öğrenmeye teşvik ediyor ve öğrendiklerini deneyimlemek için fırsatlar sunuyor. Yaparak öğrendiğimizi biliyoruz ve biliyoruz ki teknoloji ile bu basit gerçeği nasıl uygulayabileceğimizin kapsamı sürekli gelişiyor. Metaverse ve yapay zekânın büyümesiyle, çevrim içi deneyimsel öğrenmenin geleceği için gerçekten görülmesi ve tecrübe edilmesi gereken bir alan olacaktır. Bu yeni alan, deneyimsel öğrenme için yeni bir kapı açılmasına sebep olacaktır. İnsanlar, birçok deneyimi yapay zekâ teknolojisinin büyümesi ile birlikte farklı boyutta yaşayacaklar ve bu serüven yeni deneyimleri keşfetmelerine olanak sağlayacaktır. Deneyimsel Öğrenmenin Faydaları Dijital öğrenme ortamlarında var olan çevrim içi deneyimsel öğrenme fırsatları, geleneksel deneyimsel öğrenme fırsatlarının birçok faydasını sunar ve hatta geleneksel deneyimin ötesine geçebilecek faydaları içerir. Çevrim içi ortam nedeniyle, öğrencileri ülkenin veya dünyanın çeşitli coğrafi, kültürel, sosyal ve ekonomik bölgelerinden insanlarla bir araya getirebilir. Özellikle, sınırlı kaynak veya becerilere sahip bireyler için öğrenci katılımının artırımını sağlayabilir ve oyun alanını düzenleyebilirler. Özellikle metaverse platformlarında tasarlanan bazı deneyimler artık gerçek dünyaya bağlı olmadığından, çevrim içi hizmet fırsatları, öğrencilerin çeşitli farklı deneyimler yaşamalarına olanak sağlamak için gerçek dünyanın ötesine geçebilir. Öğrenciler, ortak hedeflere ulaşmak için ekip arkadaşlarıyla iş birliği yaparken, aynı zamanda ekip oluşturma, analiz, liderlik, çatışma çözümü, organizasyon ve zaman yönetimi becerilerini kullanarak iletişim kurarlar. Metaverse platformları aracılığı katılımcılara sunulan çevrim içi ortam, öğrenme materyalini daha alakalı hâle getirerek konu içeriğini güçlendirme noktasında katılımı artırır. Aslına bakılırsa, gerçek dünyada deneyimsel öğrenmeyi kullanmanın pratik olmadığı ya da riskli veya çok pahalı olduğu birtakım durumlar vardır. Böyle gerçek koşulların simüle edilerek bir becerinin en iyi şekilde öğrenilmesi için gereken süreyi azaltmada, metaverse platformları aracılığı ile çevrim çi deneyimsel öğrenme fırsatları rahatlıkla tercih edilebilir. Gerçek Hayata Entegre Edilen Deneyimsel Öğrenme Uygulamaları Çevrim içi deneyimsel öğrenme türleri arasında hayata geçirilen gerçek uygulama örnekleri bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi; Second Life Programıdır. Bu program; Loyalist College’daki eğitmenler tarafından geliştirilen, Kanada sınır geçiş görevlilerinin eğitimi için “Second Life” programın (https://wiki.secondlife.com/wiki/Case_Study:_Loyalist_College) içinde “sanal” olarak tam anlamıyla işlevsel bir sınır kapısı ve sanal araba oluşturmuşlardır. Eğitimde, her öğrenci sınır geçiş görevlisi rolünü oynamakta, metaverse uygulamaları üzerinden oluşturdukları kendi avatarını kullanarak Kanada’ya girmek isteyen yolcuların avatarlarıyla resmi görüşme yapıp olası bir senaryoyu deneyimlemektedir. Bu simüle edilmiş çevrim içi deneyimsel öğrenme eğitiminde, diğer öğrenciler gezginleri oynamaktadırlar. Tüm iletişim Second Life’taki ses iletişimi kullanılarak yapılmakta, yolcu rolünü oynayan kişiler öğrencilerden farklı bir odada bulunmaktadır. Uygulama ile ilgili ayrıntılı bilgiye Deneyimsel Öğrenme kitabının kaynak bölümünden “Second Life” kaynak taraması yaparak ulaşabilirsiniz. Her öğrenci üç veya dört yolcu ile görüşme yapmakta, sınıfın geri kalanı etkileşimi gözlemleyerek, durumu ve konuşmaları tartışmaktadır. Araç aramalarıyla ilgili diğer bir dijital platformda, tamamen parçalanabilen bir meta araba bulunmaktadır. Böylece öğrenciler, ülkeye kaçak olarak sokulmak istenen malların araç içinde saklanabileceği olası yerleri öğrenmektedir. Bu öğrenme deneyimi, daha sonra öğrencilerin okulda bulunan bir araba tamirhanesini ziyaret edip gerçek bir araba üzerinde arama gerçekleştirmesiyle pekiştirilmektedir. Gümrük ve sınır polis noktalarında istihdam edilecek öğrenciler, final değerlendirmesinin bir parçası olarak görüşme tekniklerinden not almaktadır. Second Life sınır noktası benzetimin ilk senesine katılan öğrenciler, sanal dünya uygulamasını kullanmayan bir önceki senenin öğrencilerine göre %28 daha yüksek başarı göstermişlerdir. Bir sonraki sene, Second Life kullanan öğrencilerinin başarıları %9 daha yükselmiştir. İkinci çevrim içi deneyimsel öğrenme uygulaması ise Praxis; Britanya Kolombiyası Adalet Enstitüsü’nün Acil Durum Yönetim Biriminde görev yapan personel, simülasyon yöntemlerini kullanarak gerçek dünyada karşılaşılabilecek kritik olayları eğitim öğretim programının içerisine dâhil etmek amacıyla Praxis adı verilen bir simülasyon aracı geliştirilmiştir. Praxis, web üzerinden erişilebildiği için her yerden ulaşılabilen etkileşimli ve senaryoya dayalı eğitim alıştırmaları sunma esnekliğine sahiptir. Tehlikeli kimyasallar içeren depodaki büyük bir yangın, tipik bir acil durum örneği olarak simüle edilen çevrim içi deneyimsel öğrenme eğitimidir. Böyle bir durumda, itfaiye personeli, polis, sağlık personeli, belediye personeli veya yerel idareciler gibi “aday” acil durum görevlilerine, mobil cihazlarından bir uyarı gönderilmektedir ve görevliler hızla ilerleyen senaryoya gerçek zamanlı olarak cevap vermek zorundadırlar. Süreç, daha önceden öğretilen ve görevlilerin mobil cihazlarında da yüklü olan prosedürler takip edilerek, deneyimli bir kolaylaştırıcı tarafından yönetilmektedir. Tüm süreç başından sonuna kadar kaydedilmekte ve daha sonra yüz yüze yapılan bir değerlendirme toplantısında gözden geçirilmektedir. Daha Fazlası… Ayrıca tüm bu özel çevrim içi deneyimsel uygulamalara ek olarak gerçek yaşam deneyim ve alışkanlıklarınızı geliştirebileceğiniz mobil tabanlı uygulamalar bulunmaktadır. Günümüzde bu kavrama “Hayatı Oyunlaştırmak” denmektedir. Gün içinde enerjinizin düştüğünü hissediyorsanız, bir egzersiz yapmanız lazım. Ama “…durup dururken kim şimdi egzersiz yapacak” derken iki uygulama çıkıyor karşımıza: “Zombie Run” ve “The Walk” kendi alışkanlık ve deneyimlerinize göre uygulamaları özelleştirebiliyorsunuz. "Zombie Run" ve "The Walk" uygulamalarının tanıtım videolarını aşağıda görebilirsiniz. Ayrıca uygulamaların oyunlaştırma tabanlı olmasından dolayı, hikâyeler yardımı ile kullanıcıların hareket etmesi teşvik ediliyor. Bu uygulamaların en önemli özelliklerinden biri de size geri bildirim verebiliyor olmasıdır. Uygulamanın amacı, sizlere oyunlaştırma ile egzersiz yapmanızı sağlamaktır. Görevler, çevrim içi deneyimsel öğrenme uygulamalarının vazgeçilmez bir parçası. Onları tamamlayarak yeni seviyelere yükselip kilitli bazı özellikleri açarak yeni deneyimler kazanabiliyorsunuz. Peki bunu gerçek hayatta gerçek görevleri tamamlayarak yapabilsek… İşte tam da burada çevrim içi deneyimsel öğrenmenin önemi ortaya çıkıyor. “Todolist” tam da böyle bir uygulama. Binlerce örneği olan gerçek hayat deneyimleri ile ilişkili yapılacaklar listesi olan bir çevrim içi deneyimsel öğrenme uygulaması. Ayrıca bu uygulamaya, web tabanlı olarak her yerden erişim sağlayabiliyorsunuz. Gerçek hayat deneyimlerimiz ile ilgili yapmamız gereken işleri, bunları hangi sıklıkla yapmamız gerektiği, önceliklendirme yapma, başarılı görevleri puanlama, ertelediğiniz veya başarısız olduğunuz görevlerden puan kaybetme gibi birçok özelliğe sahip olan uygulama, gerçek hayat deneyimlerimizi kişiselleştirerek çevrim içi bir ortamda geliştirmemize olanak sağlıyor. Yaratıcılığı ve hikâye anlatıcılığını en çok güçlendiren deneyimsel öğrenme uygulamaları “Role Playing” tasarımı öğrenme modelleridir. Yani rol yapma tabanlı oyunlaştırma eğitimleridir. Bu çevrim içi deneyimsel öğrenme uygulamalarını faydalı deneyimler elde etmek için kullanan en iyi uygulamalardan biri “Habitica” uygulamasıdır. "Habitica" uygulamasının tanıtım videosunu aşağıda görebilirsiniz. Bu uygulamada katılımcılara çevrim içi olarak okul, sağlık, iş deneyimleri gibi görevler veriliyor. Hatta kendi hayali avatarınızı oluşturarak yeni bazı görevler ekleyerek ek puan kazanabiliyorsunuz. Bu uygulamada oluşturmuş olduğunuz hayali avatara atamış olduğunuz görevleri tamamlayarak aslında gerçek dünyadaki görev veya işlerinizi tamamlamış oluyorsunuz. Bu uygulamanın bir başka özelliği ise hayali avatarınıza negatif deneyim veya davranışlar tanımlayabiliyor olmanızdır. Aslında gerçek hayat deneyimleriniz ile örtüşen birçok farklı kişiselleştirmeler yapabilirsiniz. Yaşamsal süreçlerinizde önemli işlere, önemli konulara, önemli deneyimlere veya önemli kişilere odaklanmak istiyorsanız mutlaka “Forest” uygulamasını deneyimleyin. Bu uygulamanın oyunlaştırma mekanizması, sanal ağaç dikme üzerine kuruludur. Ne zaman bir konu, iş veya benzeri bir duruma odaklanmanız gerekiyor ise o zaman bir sanal ağaç dikiyorsunuz. Eğer odaklandığınız iş, konu veya benzeri durumu bitirene kadar başka hiçbir şey ile ilgilenmezseniz, o ağaç sanal olarak büyüyor. Eğer dikkatinizi dağıtırsanız veya odaklanmanızı yarıda keserseniz telefonunuzu kullandığınız zamanda sanal ağacınız kuruyor. "Forest - Focus" uygulamasının tanıtım videosunu aşağıda görebilirsiniz. Odaklanarak diktiğiniz sanal ağaçların türlerini de kendinize göre kişiselleştirerek değiştirebiliyorsunuz. Bu uygulama ile odaklanma gücünüzle büyük bir ormana kavuşabiliyorsunuz. Odaklanıp düşünmeye başladığınızda beyninizdeki hücrelerde bağlantı kurmaya başlayacaktır. Bu sebeple odaklanma ve düşünme becerilerinizi geliştirmek için bu uygulama kullanılabilir. Bir kez daha vurgulamak gerekir ki tasarım modelleri çoğu zaman belli bir ortama bağlı değildir. Pedagoji, farklı dağıtım yöntemleri üzerinden kolaylıkla transfer edilebilir. Yaparak öğrenme, dijital çağın gerektirdiği becerilerin birçoğunun geliştirilmesinde kullanılması gereken çok önemli bir yöntemdir. Dijital Öğrenme Ortamları Deneyimsel Öğrenmeyi Nasıl Destekleyebilir? 1: Çalışan Bağlılığını İyileştirir: Araştırmalar, dijital öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen çevrim içi deneyimsel öğrenme uygulamalarının çalışan bağlılığını da artırabileceğini göstermektedir. İlginç bir çevrim içi deneyimsel öğrenme oyunu, insanların bir ilk yardım uygulamasını nasıl gerçekleştireceklerini anlamalarına yardımcı olmak için Resuscitation Council tarafından oluşturulan Lifesaver'dır. Film içinde oyun, gerçekçi farklı karakter hikâyeleri, uygun zamanlanmış geri sayımlar ve atmosferik müzikler kullanılmaktadır. "LifeSaver" uygulamasının tanıtım videosunu aşağıda görebilirsiniz. Dr. Joyce Yeung ve arkadaşları bu yaklaşıma dayalı bir çalışma yapmıştır. Lifesaver eğitiminin etkisini yalnızca yüz yüze eğitimle karşılaştırmışlardır. Sonuçlar; Lifesaver'ın yalnızca öğrenciler tarafından kullanılmasının, başarılı bir ilk yardım uygulamasının birkaç temel unsuru için karşılaştırılabilir öğrenme sonuçlarına yol açtığını bulmuştur. 2: Tekrarlanan Öğrenme Girişimlerini Destekler: Doğru karara ulaşmak için çoğu kez birkaç girişimde bulunulması gerekir. David A. Kolb, öğrenmeyi “deneyimin bilgiye dönüştürüldüğü” bir süreç olarak tanımlamaktadır. Başka bir deyişle, ilk başta başaramazsanız, deneyin, deneyin ve tekrar deneyin. Bunu bir süreç olarak kabul edin. Sonuç olarak, aralıklı tekrar, hafızayı korumayı ve bilginin anlaşılmasını geliştirir. Bu çevrim içi yaklaşım, yanlış seçimin ölümcül olabileceği yüksek riskli sektörlerde çalışanlar için özellikle yararlıdır. Bunun güzel bir örneği insani yardım ve basın sektörleridir. Dijital Eğitim Çözümleri, düşman ortamlarda faaliyet gösteren afet müdahale ekipleri ve gazeteciler için “HEAT” eğitimini simüle eden deneyimsel bir çevrim içi öğrenme platformu üretmişlerdir. Öğrencilere, karar noktaları adı verilen kritik anlarda etkileşimde bulunma görevi verilir. Birden fazla seçenek arasından tek bir seçim yaparak gelişerek değişen senaryolarda ilerlemeleri gerekir. Katılımcılar yanlış seçeneği seçerlerse, sonuca kapılırlar ve anında gerekçe sunulur. Eylemlerinin ciddiyetine bağlı olarak, başka bir girişimde bulunmak için otomatik olarak yeniden yönlendirilirler. Deneyimsel öğrenmenin bir biçimi olarak simülasyon temelli öğrenme, “test et sonra söyle” ilkesini de desteklemektedir. 3: Katılımcılar İçin Güvenli Bir Alan Sağlar: Hepimiz başarısızlığa aşinayız. Bazen yanlış karar vermek başarısızlığa neden olabilir ve daha da kötüsü bizi tehlikeli veya depresif durumlara sokabilir. Deneyimsel öğrenmeyi çevrim içi hâle getirerek, katılımcıların kendi mahremiyetlerinde defalarca başarısız olmalarına izin vermiş olursunuz. Öğretmen veya işveren sonuçları görüntülese de başkalarının bizim verdiğimiz kararları nasıl yargılayabileceği konusunda sürekli düşünmek zorunda kalmanın yararsız olduğu kanıtlanabilir. Geleneksel öğrenmeyle, kararlarımızı yüksek sesle açıklamamız gerekebilir ve bu durum, olumsuz eleştiri endişeleri yaratabilir ve olumlu bir öğrenme deneyiminden uzaklaştırabilir. Gizlilik ve güvenlik bloğu Privacy Matters'a göre, “…sürekli olarak yaptığımız her şeyin başkaları tarafından nasıl algılanacağını merak etmemiz ve açıklamaya hazır olmamız gerekiyorsa, bu ağır bir yük olabilir.” Bu durum, keşif yoluyla öğrenmeyi engelleyebilir ve bu nedenle çevrim içi deneyimsel öğrenme geleneksel öğrenme alanlarına göre daha güvenli bir alan sağlayabilmektedir. 4: Paylaşılan Bir Öğrenme Kültürünü Teşvik Eder: David A. Kolb’un deneyimsel öğrenme döngüsünün “yansıtma” aşaması, başkalarından öğrenmek için mükemmel bir fırsattır. Deneyimsel öğrenmeyi çevrim içi hâle getirmek, tamamı oyunlaştırmanın öğeleri olan izlenen kullanıcı performansı profillerini, liderlik tablolarını ve sosyal forumları uygulama fırsatı sağlar. Bu aşamada, neyin iyi gittiğini ve hangi alanların iyileştirilmesi gerektiğini başarıyla öğrenmek için deneyimler üzerinde yoğunlaşılmasını sağlar. Ek olarak, çevrim içi deneyimsel öğrenme, öğrenim sağlayıcılarının, öğrenme hedefleriyle ilgili büyük hacimli öğrenciler için eğitimler oluşturmasına olanak tanır. Bu durum, tüm katılımcılar genelinde standardizasyon sağlar. 5: Zaman, Para ve Kaynak Tasarrufu Sağlar: Günümüzde, özellikle çevresel ve küresel etkilerin sebebiyle geçmişe göre artan oranda çok sayıda işletme, eğitim ve gelişim süreçlerini çevrim içi olarak alıyor. Bazı otorite ve araştırmacılar tarafından günümüzde faaliyet gösteren şirketlerin %98'inin 2023 yılına kadar e-öğrenimden yararlanacağı ön görülüyor. Günümüzdeki küresel değişimler ve geleneksel eğitim biçimleriyle ilişkili maliyetleri düşündüğümüzde, bu çok mantıklı bir öngörüdür. Genellikle bir mekân veya eğitim firması ile çalışmanın mali yükü vardır. Sonra, seyahat, konaklama rezervasyonu ve operasyonel maliyetlerin de ön görülmesi gerekiyor. Son olarak, ofis dışı günlerde verimlilik, üretkenlik ve çalışma zamanı kaybı gelebilir. Çevrim içi deneyimsel öğrenme eğitimi oluşturmak, genellikle eğitim firmaları, seyahat, konaklama masrafları, yer temini, operasyonel uygulama ve materyalleri düşündüğümüzde ciddi bir maliyet tasarrufu sağlayacaktır. Ayrıca geleneksel deneyimsel öğrenme uygulamasının aksine çevrim içi öğrenimle, bilgileri ihtiyaç duyduğunuz sürece saklarsınız. Hatta bir geri dönüş ile ihtiyaç duyduğunuz bilgileri yeniden kullanmak istediğinizde kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz. Dahası, öğrenciler ihtiyaç duydukları önemli bilgilere kendi hızlarında kolayca geri dönebilirler. Kolaylığın yanı sıra, kendi kendine öğrenme hızının iyileştirilmesi ve odaklanmanın da bağlantısı vardır. Sonuç olarak çevrim içi platformlarda deneyimsel öğrenme uygulamalarının kolaylığı birçok sektör veya alanda bireylere avantaj sağlamaktadır. Bu avantajlar, yukarıda belirtildiği gibi hem zaman hem de maliyet açısında birçok operasyonel avantajı da beraberinde getirecektir. Ancak çevrim içi olarak gerçekleştirilecek bu tip deneyimsel uygulamaların doğru yapılandırılmış olması çok önemlidir. Doğru yapılandırılmamış çevrim içi uygulamalar maalesef hedef kitlenizin öğrenme hedeflerine vurgu yapamayacak ve bu durumun doğal sonucu olarak beklentinizin altında kalacaktır. O sebeple tüm bu süreçlerin her adımını doğru bir şekilde, hedef kitlenizin öğrenme hedeflerine uygun olarak, doğru teknolojik araçları da kullanarak planlamalısınız. Bizimle İletişime Geçebilirsiniz! Deneyimsel öğrenme odaklı eğitim, gelişim ve öğrenme çözümlerimiz için 0533 558 17 53 numaralı telefonu arayabilir veya merhaba@smartunique.com adresine e-posta gönderebilirsiniz. Bizi daha yakından tanımak isterseniz aşağıda bulunan "etkinlik ajandası" düğmesine tıklayarak kurumsal tanıtım etkinliklerimize katılabilir veya smartunique.com internet sitemizi incelemeye devam edebilirsiniz.

  • Deneyimsel Öğrenme: Keşfet, Öğren, Yaşa ve Eğlen!

    “Öğrenmek deneyimdir. Geri kalan her şey sadece bilgidir.” Deneyimsel öğrenme, sadece bilgiyi değil, aynı zamanda bu bilgiyi gerçek yaşam süreçlerinizle birleştirerek anlamlı hale getirmenin yolunu açar. Deneyimsel öğrenme kuramı, öğrenmede deneyimi temele alan John Dewey, öğrenme sürecinde bireylerin etkin olmasının önemini vurgulayan Kurt Lewin ve zekâyı sadece doğuştan gelen bir özellik olarak görmeyip kişiler ve çevre arasındaki etkileşimin bir sonucu biçiminde nitelendiren Jean Piaget gibi 20. yüzyılın önde gelen bilim insanlarının çalışmalarına dayanmaktadır. Bu bilim insanları, yetişkin eğitimi için bütüncül bir deneyimsel öğrenme süreci ve modeli geliştirmeye çalışmışlardır (Kolb, D.A., 1984). Kuramcıları: Bu kuramın öncüleri arasında William James, John Dewey, Kurt Lewin, Kurt Hahn, Jean Piaget, Lev Vygotsky, Carl Jung, Mary Parker Follett, Carl Rogers, Paulo Freire, Ronald E. Fry ve David Allen Kolb gibi önemli bilim insanları bulunur. Deneyimsel öğrenme kavramı ilk olarak eğitim ve öğrenme bağlamında Dewey, Hahn, Lewin ve Piaget tarafından araştırılmıştır. Bu kavram üzerine 1970’li yılların başında Amerikalı bir eğitim teorisyeni olan David Allen Kolb ve Ronald E. Fry çalışmaları ile başlasa da esas olarak 1984 yılında yayınlanan “Deneyimsel Öğrenme: Öğrenme ve Gelişimin Kaynağı Olarak Deneyim” adlı kitabında David A. Kolb tarafından geliştirilerek popüler hâle getirilmiştir. Eğitim teorisyeni David A. Kolb tarafından benimsenen deneyimsel teori, öğrenmeyi somut deneyimleri, yansıtıcı gözlemi, soyut kavramsallaştırmayı ve aktif deneyim yapmayı içeren dört aşamalı bir süreç olarak görmektedir. Bireyin yaşadığı veya yaşaması muhtemel olan deneyim, bireyi derinlemesine düşünmeye, sonra kavramsallaştırmaya, sonra yeni deneyimleri içeren bir sürecin içerisine götürür. Deneyimsel teori, öğrenme için gerekli dört adımın her biri ile kendi kendini sürdüren bir döngü olarak gerçekleşmektedir. David A. Kolb, duyguların, önceki öğrenmenin ve işleme tarzının da dâhil olduğunu söylemektedir. Bu nedenle dört öğrenme stili vardır. Bazı insanlar yapmayı tercih eder; diğerleri izlemeyi tercih eder. Bazıları okumayı ve düşünmeyi tercih eder. Diğerleri, içgüdüsel bir tepkiyi ve ardından deneyimlemeyi tercih eder. Alice Y. Kolb ve David A. Kolb, 2013 yılında yayınladığı “Kolb Öğrenme Stili Envanteri 4.0: Teori, Psikometri, Araştırma ve Uygulamalar Rehberi” adlı yayınında Deneyimsel Öğrenme Teorisi’ni, iki ayrı diyalektik olarak algı ve işlem boyutu ile tanımlamıştır. Algı boyutu; birbiriyle bağlantılı olarak deneyimi anlama ve kavrama aşamaları olan Somut Deneyim ve Soyut Kavramsallaştırmadır. İşlem boyutu ise deneyimi dönüştürme aşaması olan Yansıtıcı Gözlem ve Aktif Uygulama becerileri olarak tanımlamaktadır (Kolb, A.Y. & Kolb, D.A., 2013). Genel olarak deneyimsel eğitim ile ilişkilendirilen bu yaklaşımların ötesinde, Deneyimsel Öğrenme Teorisi, deneyimsel eğitimciler tarafından en az 30 alanda ve akademik disiplinlerde uygulama rehberi olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Deneyimsel Öğrenme Teorisi’nin ilkeleri ve kavramlarının, orta öğretim ve lise eğitimi, lisans eğitimi, iş ve mesleki eğitim programları geliştirmek ve sunmak için de yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir (Kolb, A.Y. & Kolb, D.A., Passarelli, A. & Sharma, S., 2014). Günümüzde Deneyimsel Öğrenme Teorisi, birbirine benzeyen birçok modalite öğretimini doğurmuştur. Deneyimli eğitimci ve öğreticiler, tüm öğrencilerinin öğrenme stillerine uyum sağlamak için keşif, öğrenim, yaşantısal deneyim ve eğlence programlarında diğer yöntemlerle birlikte deneyimsel öğrenme modelini kullanmaktadır. Öğrenme Nasıl Gerçekleşir? Deneyimsel öğrenme, öğrenen bireyleri (çocuk veya yetişkin) önce bir deneyim sürecine sokar ve ardından yeni beceriler, yeni tutumlar veya yeni düşünme biçimleri geliştirmek için yaşanılan deneyim hakkında düşünmeye teşvik eder. Aslında bu durumu “deneyim yüklemesi” olarak tanımlayabiliriz. Bu süreç bireylerin tüm öğrenme ve davranışlarının oluşumu ve gelişimi için temel oluşturur. Albert Einstein’nın söylediği gibi; “Öğrenmek deneyimdir. Geri kalan her şey sadece bilgidir.” Deneyimsel öğrenmenin teorik modeli, insancıl ve yapılandırmacı bakış açısına dayanır ve doğal olarak öğrenmeye hazır olduğumuzu ve bu deneyimin bilgi oluşturma ve edinmede kritik bir rol oynadığını öne sürer. Diğer bir deyişle öğrenme, bir kişi deneyimsel dönüşümler yoluyla bilgi yarattığında gerçekleşir (Kolb, D.A., 1984). David A. Kolb'un deneyimsel öğrenme modeline göre, etkili öğrenme dört aşamada gerçekleşir: Somut deneyim: Öğrenci, yeni bir deneyimle karşılaşır veya mevcut bir deneyimi yeniden yorumlama sürecine girer. Yansıtıcı gözlem: Öğrenci, yeni deneyimi inceler ve üzerinde derinlemesine düşünür ve deneyim ile anlayış arasındaki tüm tutarsızlıkları belirler. Soyut kavramsallaştırma: Yansıtma süreci yoluyla, öğrenci yeni bir fikir/kavram yaratır veya mevcut bir soyut kavramı değiştirir-kavramları analiz ederek ve sonuçlar ve genellemeler oluşturarak. Aktif deneyim: Öğrenci, öğrenileni planlar ve dener ve yeni bilgileri diğer durumlara uygulayabilir-sonuçlar ve genellemeler hipotezi test etmek için kullanılır ve böylece öğrenci yeni deneyimlerle meşgul olur. Öğrencinin bu dört aşamadan herhangi birine girmesi ve yeni bilgi edinmek için sıralarını takip etmesi mümkündür. Etkili öğrenmenin gerçekleşmesi için öğrenci modelin dört aşamasını da tamamlamalıdır. Deneyimsel öğrenme sürecinde hiçbir aşama öğrenme prosedürü olarak tek başına işlevli olamaz. David A. Kolb, öğrencilerin, öğrenme sürecinde aktif ve somut deneyim öğrenme yollarını kullanarak öğrenme döngüsüne etkin biçimde katılmalarının, onların öğrenme hızlarını artıracağını, kişiler arası etkinliklerde aktif rol aldıkları takdirde, duygularını dile getirme yeteneklerinin gelişeceğini vurgulamaktadır (Kolb, D.A., 1984). Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler Nelerdir? Günümüze kadar uygulanan çalışma ve literatürler incelendiğinde, deneyimsel öğrenmenin birçok faktörle ilişkisi dikkat çekmektedir. Bu bağlamda, deneyimsel öğrenmeyi etkileyen faktörleri ve bu faktörler arasındaki ilişkiyi kuramsal bağlamda ortaya koymaktır. Deneyimsel öğrenme, bilgi aktarmanın, yeni beceriler öğretmenin ve davranışları değiştirmenin en ilgi çekici yollarından biridir. Başarısına katkıda bulunan birkaç temel faktör vardır; Her bir faktör, öğrenme deneyimini zenginleştiren ve öğrenenin hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunan önemli unsurları içermektedir ve bunların her biri kritiktir. Bu temel faktörler, deneyimsel öğrenme sürecini zenginleştirerek başarıya giden yolda kılavuz niteliğindedir. Sürükleyici Bir Deneyim: Kurgu, senaryo ve tasarımı iyi yapılmış bir deneyimsel öğrenme programı, katılımcıları alışık oldukları günlük yaşantısal süreçlerinden çıkarır ve tamamen farklı bir dünyaya götürür. Deneyimin sürükleyici olması katılımcıları programın içerisine dâhil eder ve öğrenme süreçlerine onların odaklanmalarını sağlar. İlgi Çekici Bir Tema: Sürükleyici deneyimin önemli bir bileşeni temadır. Katılımcılar deneyimsel öğrenme programına dâhil olduklarında temayla çevrelenmelidirler. Deneyimsel öğrenme program tasarımına göre öğrenme deneyimlerinin tasarımında konu değil temadan yararlanılmalıdır. Eğlenceli ve Büyüleyici: Bir deneyimsel öğrenme programının kurgu ve teması ne kadar eğlenceli olursa, insanların katılma ve etkileşim kurma olasılığı o kadar artar. Paylaşılan deneyimi kaçırmak istemeyecekler ve tamamen sunulan içeriğe odaklanacaklardır. İster bir kurgu ve oyunun içerisinde ister bir gizemi çözüyor olsunlar… katılımcılar eğleniyorsa, durmak istemeyeceklerdir. Benzer Bir Deneyim: Deneyim, katılımcıların kendisiyle özdeşleşebilmesi için ilişkilendirilebilir olmalıdır. İlgili deneyim tasarımının mutlaka katılımcıların yaşam süreçleri ile bağdaşması gereklidir. Bu bağlam, öğrenen bireylerin işlenen deneyim içerisinde kendilerine yer bulmalarına, ilgili deneyimi yaşam süreçlerinde kullanabilmesine ve kendi yetkinliklerini ortaya çıkartmasına olanak sağlamalıdır. Amaç Sonuçları Üretin: Katılımcılar, ne öğrendiklerini, sonuçların ne olduğunu ve nasıl performans gösterdiklerini belirleme yeteneği ile olaydan uzaklaşabilmelidir. Bu durum, deneyimsel öğrenme sürecini alışık oldukları alanların dışında sadece eğlenceli bir gün değil, aynı zamanda değerli bir öğrenme deneyimi hâline getiren faktörlerden biridir. Sebep ve Sonuç: Nesnel sonuçların yanı sıra, katılımcılar eylemlerini sonuçlara bağlayabilmelidir. Belirli bir eylemde bulundukları veya belirli bir karar verdikleri için bunu fark edebilirlerse, belirli sonuçlar aldıklarında, neden ve sonucu ilişkilendirebilirler. Değişime İnanç Sağlanmalı: Sebep ve sonucun tanınması, inancın değişmesine yol açar. Katılımcılar istedikleri sonuçları almadıklarında ve bu konuda bir şeyler yapma gücüne sahip olduklarını fark ettiklerinde, değişme olan inançları güçlenecektir. Sonuçlara Dayalı Bilgilendirme: Bir deneyimsel öğrenme programındaki tüm eğlenceli, sürükleyici, ilgi çekici deneyimler, katılımcıları gerçek dünyaya bağlayan bir sorgulama ile sonuçlanmalıdır. İstenilen bir etkiye neden olan ve başarılı bir sonuca götüren davranış katılımcıların yaşamsal süreçlerinde uygulanabilir olmalıdır. Bu bağlantı olmadan, katılımcılar yeni bir şeyler öğrendikleri eğlenceli bir gün geçirebilirler ancak bu yeni bilgilerle ne yapacaklarını bilemezler. Bilgilendirme, hepsini bir araya getirme fırsatıdır. Deneyimsel öğrenme süreçlerini etkileyen faktörler dikkate alınmadan bir süreç yaşatılır ise büyük bir tema ve eğlenceli deneyimler, ilişkilendirilebilir bir metafor, sebep ve sonucu gösteren nesnel sonuçlar olmadığı için boşa gidecektir. İşletilecek deneyim egzersizini, katılımcıların yaşamsal süreçlerindeki deneyimlere belirli senaryolarla bağlamak, katılımcılara yeni becerilerini bağlı oldukları kendi süreçlerinde nasıl uygulayabileceklerini gösterir ve hepsi unutulmaz deneyimi paylaştıkları için birbirlerini desteklerler. Katılımcılar, bu kazanım sayesinde deneyimsel öğrenme sırasında elde ettikleri başarıyı yeniden üretmek için kendi yaşamsal süreçlerinde birlikte çalışırlar. Hafızanın Rolü Nedir? Psikolojide hafıza, bir organizmanın bilgiyi depolama, saklama ve sonrasında ise geri çağırma yeteneği olarak tanımlanmıştır. Veya diğer bir bakış açısıyla, araya giren belli bir süreden sonra deneyimin davranışlarda etkisini göstermesi, deneyimin izinin bir şekilde saklandığını gösterdiğine göre bu saklama işlemine bellek denmektedir. Deneyimsel öğrenme, aynı zamanda öğrencinin duygusal bir bağlantı ihtiyacını giderir. Dopamin salınımını tetikleyen fiziksel dünya (LeDoux, J., 1997), hafıza oluşumu için önemlidir. Deneyimsel öğrenme, yeni deneyimler, uyarıcı, dikkat ve limbik/duygusal sistem sağlar (Gazzaniga, M.S. vd., 2002). Sinirbilimci Gretchen Schmelzer, anlık ve deneyimi gerçekleşmeyen bilgilerin uzun süreli bellekten ziyade kısa süreli bellekte saklandığını açıklıyor. Bilgi, kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya üç şekilde geçebilir: Aciliyet, tekrar ve ilişkilendirme. Tüm bu yöntemler, nöronlar arasındaki yeni protein bağlantılarını uyarır. Öğrenilen deneyimi tekrarlama ve ilişkilendirme yoluyla proteinler güçlendirilir ve bağlantılar artar. Tekrarlama, beynin sinir ağını büyütür ve öğrenmeyi ve davranış değişikliğini kolaylaştırırken, çağrışım bu bağlantıları güçlendirir. Transfer Nasıl Gerçekleşir? David A. Kolb'un Deneyimsel Öğrenme Teorisi’ne göre, transferin etkili bir şekilde gerçekleşebilmesi için katılımcı birey modelin dört aşamasını da tamamlamalıdır. Deneyimsel öğrenme programlarında gerçekleştirilen deneyim egzersizleri, öğrenilen bilgiler katılımcıların yaşamsal süreçlerinde kullanıldığında transfer durumu ortaya çıkmaktadır. Deneyimin özgünlüğü, bireyin deneyimleri kullanma becerisi transfer için kritik bir durumdur. Deneyimsel Öğrenme Teorisi’nde temel bir kavram olan deneyimin, katılımcılar ile özdeşleşebilmesi için gerçek yaşam süreçleri ile ilişkilendirilerek bağlantı kurulması gerekmektedir. Aksi hâlde transfer gerçekleşmeyecektir. Bir katılımcı, deneyimi farklı yaşamsal süreçlerde doğru ve etkili bir şekilde nasıl uygulanacağını anladığında, transfer gerçekleşir. Yeni deneyim, bilgi ve beceriler arasındaki benzerlik ve farklılıkların tanımlanmasına yönelik bağlantı oluşturmak için önceki bilgiler kullanılır. Tasarlanan bir deneyim veya gerçek dünya olayları, belirli deneyimleri tetikleyecektir ancak katılımcı birey, deneyimi etkinleştirmeden önce belirli bir durumda deneyim sonucunda ortaya çıkan öğrenimin yararlı olduğuna inanmalıdır. Öğrenme transferini kontrol etmenin bir yolu, öğrenme deneyimini daha uzun bir zaman dilimine yaymaktır. Katılımcıların eğitimden birkaç gün önce bir araya getirilip, birbirlerini tanımalarının sağlanması veya bazı hazırlık projeleri, anket, form ve envanterlerin verilmesi, eğitimin yeterli bir süre devam etmesi ve eğitimden sonra da yaşamsal süreçlere dönüldüğünde yapılacak bazı projelerin olması transfer sürecini kolaylaştırır ve kontrol altında tutar. Üç ile altı ay arasında bir sürede tekrar bir araya gelen katılımcıların kazanılan deneyimlerin yaşamsal süreçlerine olan etkilerini tartışmaları sonucu eğitimin önemli mesajlarını hatırlamaları transfer sürecini destekleyecektir. Bu Pozisyonla En İyi Hangi Öğrenme Türleri Açıklanır? Deneyimsel Öğrenme Teorisi, farklı öğrenme türlerine vurgu yapan ve öğrenmeyi bütüncül bir şekilde ele alan bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bu modelde Smith ve Kolb (1996), öğrenmeyi dört ana adımdan oluşan döngüsel bir süreç olarak tanımlamıştır. Bu adımlar aşağıdaki gibidir: Somut edinim Yansıtıcı gözlem Soyut kavram ve genelleme oluşturmak Oluşan kavramların yeni durumlarda test edilmesi Smith ve Kolb’a (Smith, D.M., & Kolb, D.A., 1996) göre öğrenme sürecinde somut deneyimlerden oluşan gözlem ve yansımalar soyut kavram ve genelleme oluşturulmasına yol açmaktadır. Daha sonra ise oluşan kavramlar yeni koşullar altında, aktif deneylerle test edilir. Somut edinimi deneyimden öğrenme olarak tanımladığımızda, bu süreç öğrenme özellikli tecrübelerden ve insanlarla etkileşimden oluşan bir tür farkındalıktır. Yansıtıcı gözlem ya da yansıtarak öğrenme ise derinlikli incelemeler yapmak, konuları farklı perspektiflerden irdelemek ve bilişsel süreci anlamlandırmaktan oluşur. Soyut kavramsallaştırma ise düşüncelerin mantıksal analizini, sistematik planlamayı, durumun düşünsel anlayışına uygun hareket etmeyi dolayısıyla düşünerek öğrenmeyi kapsar. Oluşan kavramların yeni durumlarda test edildiği, aktif deneme aşamasında ise öğrenci riskler alarak, eyleme geçerek öğrenir. Deneyimsel öğrenme modeli, bireyler arasındaki farklılıklara dayanarak öğrenme sürecinin de farklılık göstereceğini vurgular ve öğrenme stilleri kavramını ortaya atar. Öğrenme stilleri bireysel farklılıkları bir zenginlik olarak kabul ederek değişen bilgiyi alma ve zihne yerleştirme yöntemi olarak tanımlar (Smith, D.M., & Kolb, D.A., 1996). Bu Teorinin Hangi Temel İlkeleri Öğretim Tasarımı İle İlgilidir? Deneyimsel öğrenme uzmanları tarafından savunulan ve kullanılan öğretim stratejilerinin çoğu, bilişselciler, davranışçılar ve yapılandırmacılar tarafından da farklı nedenlerle vurgulanır. Ancak genel bağlamda Deneyimsel Öğrenme Teorisi yapılandırmacı bir yaklaşım içerisinde değerlendirilmektedir. Deneyim öğrenme tasarımcısı, tıpkı yapılandırmacı yaklaşımda olduğu gibi katılımcı bireylere karmaşık konuları/ortamları aktif olarak keşfetmelerinde yardımcı olacak ve onları belirli bir içerik alanında, o alanın uzman bir kullanıcısı olarak düşünmeye sevk edecek öğretim yöntem ve stratejileri sunar. Bilgi soyut veya somut olabilir ancak incelenen bağlamla ve katılımcıların bağlama getirdiği deneyimlerle bağlantılıdır. Bu nedenle, katılımcı bireyler kendi deneyimlerini oluşturmaya ve ardından sosyal müzakere yoluyla bu yeni perspektifleri doğrulamaya teşvik edilir. İçerik önceden belirtilmiştir ancak deneyimi uygulama aşamasında birçok kaynaktan elde edilen gözlem ve değerlendirme verileri önemlidir. Deneyimsel öğrenmenin temel ilkeleri, öğretim tasarımıyla nasıl bağlantılıdır? Bu sorunun cevabını ararken, öncelikle; keşif, öğrenim, yaşantısal deneyim ve eğlenerek öğrenme kavramları üzerinde durmalıyız: Keşif Deneyimsel Öğrenme Teorisi, öğrenme süreçlerindeki keşif süreçlerini vurgular. Keşfetmek, katılımcı bireylere aktif olarak öğrenmelerine olanak tanır. Öğrenen bireylerin kendi deneyimlerini oluşturmalarını teşvik eden yöntemleri ve stratejileri mutlaka önceliklendirerek değerlendirmeliyiz. Her bir öğrenme deneyimi, keşfetmenin ve bilgiye doğrudan temas etmenin gücünü içermektedir. Öğrenim Deneyimsel öğrenme, bireylerin öğrenim süreçlerine odaklanır. Deneyimsel öğrenme; katılımcı bireyleri belirli bir içerik alanında düşünmeye sevk eden ve karmaşık konuları etkileşimli bir şekilde öğrenmelerini sağlayan öğrenim tasarımı prensipleri üzerine yoğunlaşır. Öğrenim, bilgi soyut ya da somut olsa da, deneyimle bağlantılıdır ve bu bağlam içinde anlam kazanır. Yaşantısal Deneyim Deneyimsel öğrenme, öğrenen bireylerin yaşantısal deneyimlerini ön planda tutar. Deneyimsel öğrenme; öğrenen bireylerin kendi deneyimlerini oluşturarak öğrenmelerini nasıl zenginleştirebileceklerini ve sosyal müzakere yoluyla yeni perspektifler kazanabileceklerini ele alarak bir öğretim teması kurar. Her bir yaşantısal deneyim, bireyin öğrenme sürecini etkileşimli ve anlamlı kılar. Eğlenerek Öğrenme Deneyimsel öğrenme, eğlenceli bir öğrenme sürecini destekler. Öğrenme sürecinin keyifli ve motive edici olmasını sağlayan stratejilere odaklanmak deneyimsel öğrenme teorisinin en önemli araçları arasında yer almaktadır. Eğlenerek öğrenme, katılımcı bireyleri öğrenme sürecine aktif bir şekilde dahil etmeyi ve bilgiyi eğlenceli bir biçimde özümsemeyi hedefler. Deneyimsel Öğrenme Teorisi’nin en önemli ve temel ilkesi, “öğrenme hâlihazırda edinilen deneyimlerin sonucudur” biçiminde ifade edilmektedir. Diğer önemli ilke ise bireylerin her zaman aynı biçimde öğrenmediği düşüncesine dayanmaktadır (Kolb, D.A. vd., 2000). Bu ilkelere dayanarak modelin çekirdeğini oluşturan süreç betimlenmektedir. Somut deneyimler kavramlara dönüştürülmekte, bu kavramlar yeni deneyimlerin kazanılmasında kullanılmaktadır. “Dört aşamalı döngü” olarak anılan bu süreç, sadece formal öğrenmeleri kapsamamaktadır. Söz konusu döngü, bir anlamda bireylerin yaşama uyum sağlama süreçlerini de göstermektedir. Aşağıdakiler, deneyimsel öğrenme konumdan öğretim tasarımcısı ile doğrudan alakalı olan birkaç spesifik varsayım veya ilkedir (olası kimlik uygulamaları, listelenen ilkeye göre italik ve parantez içinde listelenmiştir): Öğrenme sürecinin bir başlangıcı, ortası ve sonu bulunmalıdır. (Deneyimde dramatik bir olay örgüsü kullanılarak öğrenen bireyin heyecan duyması sağlanmalıdır.) Öğrenen bireyler kendi öğrenme deneyimlerinin kahramanlarıdır. Geleneksel eğitimde konu uzmanı ya da öğretici başkahraman olarak görülür. (Deneyimsel öğrenme eğitimlerinde ise kahraman daima öğrenen bireyin kendisi olmalıdır.) Deneyimsel öğrenme eğitimi, konu değil, öğretim teması kurar. Bir öğretim teması genellikle üretken bir amaç (Öğrenen bir problemi çözecektir, bir projeyi tamamlayacaktır, bir dizi deneyim gerçekleştirecektir vb.) içerir. Bağlam, öğretim durumunun sürükleyiciliğine katkıda bulunur. Bir deneyim sürecinin davranış değişikliğine dönüşmesini sağlayacak olan öğrenen bireyin akademik, iş veya sosyal yaşam döngüsü içerisinde kullanılma sıklığına bağlıdır. (Yaşamsal döngü içerisinde ilgili deneyimin kullanım/tekrar veya fayda/kazanım sıkılığı olarak tanımlanabilir.) Bir öğrenme deneyiminde öğreticiler ve öğretim tasarımcıları birer yazar olarak, kurgu ve senaryo ile destekleyici karakter ve model kahramanları yaratmalıdır. (Bir deneyimsel öğrenme sürecinde öğretim tasarımcısı, konu uzmanı ya da öğretici katılımcı bireylere yardım etmek amacıyla öğrenim sürecine dâhil olmamalıdır.) Deneyimsel öğrenme program tasarımda öğretim, teknoloji, estetik, tasarım süreci gibi farklı açılardan yaklaşılan bu çalışmalarda birbiriyle ilgili veya ilgisiz çok sayıda kavram, bileşen, aşama, ortam ve ilkenin ele alındığı görülmektedir. Öğretim Nasıl Yapılandırılmalıdır? Davranışçı, bilişsel ve yapılandırmacı yaklaşımlar süreklilik hâlinde ilerledikçe, öğretimin odağı öğretmeden öğrenmeye, olguların ve rutinlerin pasif transferinden fikirlerin problemlere aktif olarak uygulanmasına kaymaktadır. Hem bilişselciler hem de yapılandırmacılar öğrenciyi öğrenme sürecine aktif olarak dâhil edilmiş olarak görürler ancak deneyimsel öğrenme uzmanları katılımcı bireyleri aktif bir bilgi işlemcisinden daha fazlası olarak bakarlar; katılımcı bireyler verilen bilgiyi detaylandırır, analiz eder, stratejik çözümler üretir ve deneyimlerler. Sonrasında ise yaşamsal süreçlerinde kullanırlar. Deneyimin anlamı, katılımcı bireyler tarafından oluşturulur: Öğrenme hedefleri önceden belirtilmiştir ancak deneyimin sonuçları tam olarak tahmin edilemez. Deneyimsel öğrenme bakış açısına göre öğretimin rolü, katılımcı bireylere bilgiyi deneyim ile nasıl inşa edeceklerini göstermektir, belirli bir soruna uygulanabilecek çoklu bakış açılarını göstermek için başkalarıyla iş birliğini teşvik etmektir. Birey bilgi, deneyim, zekâsı ile tek ve benzersiz bir yapıya sahiptir. Bu teori günümüzde bizler tarafından "Smart Unique" yaklaşımı olarak yorumlanmıştır. Bu önermenin odağında, bir deneyimsel öğrenme program tasarımı yapılırken, eğitmen, uygulayıcı veya öğretim tasarımcısı tarafından aşağıda belirtilen süreçler işletilmelidir. Deneyimsel öğrenme odaklı bir eğitim ve gelişim program tasarımı yapılırken öncelikle hedef kitlenin amaç, ihtiyaç, beklenti ve analiz verilerinin ortaya çıkmış olması gereklidir. Bu veriler bizlere nasıl bir program tasarımı yapacağımızı ve sonrasında nasıl bir devamlılık olacağını belirleyecektir. Öğretim yapılandırma süreci bir döngü şeklindedir: Amaçları belirleme, Katılımcıların odak yaklaşımını belirleme, Öğrenme deneyimlerini seçme, Öğrenme deneyimlerini organize etme, Yeni öğrenme deneyimlerini geliştirme, Öğrenme deneyimlerini uygulamaya koyma, Gözlem, değerlendirme ve çözümleme, Biçimsel olarak gözden geçirme. Deneyimsel öğrenme program tasarım sürecinin ilk olarak; "ihtiyaç belirleme" aşaması yapılmalıdır. Bu aşamayı takiben ilgili süreç içerisinde “hayal edilir”. Hayal etmeyi izleyen aşama olan “deneyimi tasarlama” süreci, hayal edileni gerçeğe dönüştürmenin yollarını belirlemektir. Tasarlanan deneyim, bir yapım süreciyle “geliştirilerek” deneyimin oluşturulması sağlanır. Tasarım işlemi tamamlanan deneyim, planlandığı zamanda ve sürede katılımcı bireyler tarafından "deneyimi yaşama" sürecine geçiş yapılır. Her deneyim, daha önce deneyimlenen ve/veya inşa edilen uyarlamaya hizmet etmelidir. Katılımcı birey daha fazla güven ve deneyim kazandıkça, tartışmanın çok önemli hâle geldiği iş birlikçi bir öğrenme aşamasına geçecektir. Deneyim yaşatılırken, ilgili uzmanlar tarafından "gözlem, değerlendirme ve çözümleme" aşamasına geçilerek uygulaması yapılan deneyim yakalanmalıdır. Katılımcı bireyler tarafından, tamamlanan deneyim sürecinin, ara ve son geri bildirim değerlendirmeleri ile eğitim, gelişim, iş veya yaşam süreçleri ile örtüşmesi sağlanmalıdır. Ayrıca bu deneyim kazanımının daha sonra katılımcı bireyler tarafından ihtiyaç duyulan süreçlerde kullanılmasına teşvik edilerek davranış değişikliğine dönüşmesi yönünde uygun ortam ve süreçler oluşturulmalıdır. Deneyimsel Öğrenme Teorisinin Öğretim İlkeleri Bir yetişkin olarak öğrenmek, çocukken öğrendiğinizden farklıdır. Bir yetişkin olarak, yaşam deneyimleri biriktirir ve zamanla belirli eylemsel bellekler oluştururuz. "Eylemsel bellek, zamanda “zihnen yolculuk” yapabilmeyi sağlayan, dolayısıyla kendi geçmiş deneyimlerimizi ve gözlemleyip dâhil olduğumuz olayları anımsamamıza yardımcı olan bir bellektir" (Tulving, E., 2002). Yeni bir bilgi edinirken veya geçmiş bilgiler üzerine inşa ederken, içinde bulunduğunuz bağlamla ilgili bir şey deneyimlediğinizde daha etkili ve verimli bir şekilde öğrenme eğiliminde oluruz. Aşağıda yer alan maddeler; Deneyimsel Eğitim Derneği (Association of Experiential Education) ve Smart Unique olarak bizlerin katkı sağladığı deneyimsel eğitim ilkeler listesidir. Deneyimsel Eğitim Uygulama İlkeleri*: Bir deneyimsel öğrenme program tasarımı, yönerge, amaç, hedef, uygulama adımları ve kazanımları dikkatle hazırlanarak oluşturulmuş deneyim egzersizleri ile yansıtma, eleştirel analiz ve sentezle desteklendiğinde gerçekleşir. Deneyimler, katılımcı bireylerin inisiyatif almasını, kararlar vermesini ve sonuçlardan sorumlu olmasını gerektirecek şekilde yapılandırılmalıdır. Deneyimsel öğrenme süreci boyunca, katılımcı bireyler aktif olarak; soru sorma, araştırma, deneyimleme, stratejik düşünme, meraklı olma, problem çözme, sorumluluk alma, yaratıcı olma ve anlam oluşturma ile meşgul olmalıdır. Katılımcı bireyler; entelektüel, duygusal, sosyal, zihinsel ve/veya fiziksel olarak meşgul olurlar. Bu katılım, öğrenme deneyiminin gerçek olduğuna dair bir algı yaratmalıdır. Öğrenmenin sonuçları kişiseldir ve gelecekteki deneyim ve öğrenmenin temelini oluşturmalıdır. İlişkiler geliştirilir ve beslenir: Öğrenenden kendine, öğrenenden başkalarına ve öğrenen genel olarak dünyaya şeklinde süreç devam etmelidir. Eğitimci ve katılımcı bireyler; başarı, başarısızlık, macera, stres ve baskı altında risk alma ve belirsizlik yaşayabilir çünkü deneyimin sonuçları tam olarak tahmin edilemez. Fırsatlar, katılımcı bireylerin ve eğitimcilerin kendi değerlerini keşfetmeleri ve incelemeleri için devamlı beslenmelidir. Eğitimcinin birincil rolleri arasında uygun deneyimler oluşturmak, problemler oluşturmak, sınırlar koymak, öğrenenleri desteklemek, zihinsel, fiziksel ve duygusal güvenliği sağlamak ve öğrenme sürecini kolaylaştırmak yer alır. Eğitimci, kendiliğinden gelişen öğrenme fırsatlarını tanır ve teşvik etmelidir. Eğitimciler yargı ve ön yargılarının, katılımcı bireyleri nasıl etkilediğinin farkında olmaya çalışmalıdırlar. Öğrenme deneyiminin tasarımı, doğal sonuçlardan, hatalardan ve başarılardan öğrenme olasılığını içermelidir. Yarış ve/veya rekabet bir tuzaktır. Bu tuzak öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyen bir etkendir. Deneyimsel öğrenme program tasarımları bireysel veya ekip olarak iş birliği içerisinde mücadeleyi, başarmayı, ortak hedef veya amaçlara katkı sağlamayı amaçlamalıdır. Deneyimsel öğrenmeye daha elverişli olduğunu düşündüğünüz formatlardan bazıları nelerdir? Sadece sınıfta mı olması gerekiyor? E-Öğrenim, mobil veya diğer teknoloji tabanlı yöntemlerle etkin bir şekilde sunulabilir mi? Teknolojinin gelişimiyle birlikte deneyimsel öğrenme uygulamaları diğer öğrenme yöntemlerine göre daha çok tercih edilmesi düşünülmektedir. *Tanımlamalar ve Bilgilendirme: Her meslek grubunda yukarıda yer alan ilkelerin yerleştirdiği öncelik veya sıralama değişebilir. Deneyimsel eğitimde katılımcının tüm rollerini kapsayan tek bir terim yoktur. Bu nedenle, “öğrenen” terimi, öğrenci, müşteri, kursiyer, katılımcı vb. olarak tanımlamalar olabilir. Deneyimsel eğitimde, eğitim profesyonellerinin tüm rollerini kapsayan tek bir terim yoktur. Bu nedenle, “eğitimci” terimi, terapist, kolaylaştırıcı, öğretmen, eğitici, uygulayıcı, danışman vb. olarak tanımlanabilir. Deneyimsel öğrenme, yukarıda belirtilen ilkelere ek olarak, öğrenmeye olan inancı oluşturmak ve performansı artıracak belirli yeni davranışlar sergilemek için güçlü bir araçtır. Bununla birlikte, deneyimin kendisi kapsamlı ve ilgili bir bilgilendirme yapılmadan uygulanırsa, o zaman “sadece bir oyun” olarak ve süreçlerin (iş, eğitim ve yaşam) gerçekleriyle çok az ilgisi olarak görülebilir. Öte yandan, belirli sonuçları yönlendirmek için doğru deneyim seçilirse ve iyi tasarlanmışsa, gerçek öğrenme etkinliğinden çok sonra katılımcılarla kalacak bir dizi ilgili “iz bırakan” anlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu yaklaşımın faydasını sağlamak için öncelikle bilgilendirme ve sonrasında mutlaka katılımcıların gerçek dünyasıyla bağlantı kurulmalıdır. Bu deneyimsel öğrenme biçimi, gereken süre açısından nispeten kısa olması gibi ek bir faydaya sahiptir, bu nedenle ya bağımsız bir öğrenme etkinliği olarak sunulabilir ya da bir öğrenme müfredatına, bir kültür dönüşümüne, bir gelişim sürecine odaklanmaya dâhil edilebilir. Sonuç Olarak Deneyimsel Öğrenme Teorisinin kullanımı ile geliştirilmesi istenilen alan ister bir yetkinlik ister bir pozisyon isterse kişisel gelişim veya kültür dönüşümü olsun, bireylerin performansını değiştirmeye kendini adamış bir organizasyonun hedeflerine ulaşmasındaki bir oktur. Bu kuşkusuz etkili bir oktur ancak örnek bir organizasyon ve disiplinli bir değişim süreci gibi davranış değişikliğinin diğer oklarıyla birleştiğinde en etkili yöntemdir. Deneyimsel Öğrenme Teorisinin kullanımı, bir organizasyonun hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir anahtar rol oynar. Bu teori, bir yetkinliği, pozisyonu, kişisel gelişimi veya kültür dönüşümünü geliştirmeyi hedefleyen her alanda etkili bir araçtır. Ancak, gerçek potansiyelini ortaya koymak ve sürdürülebilir bir başarı elde etmek için deneyimsel öğrenme, diğer stratejiler ve disiplinli değişim süreçleriyle birlikte düşünülmelidir. Özellikle örnek bir organizasyonun başarısı, deneyimsel öğrenmenin etkisini diğer oklarla birleştirmesinden kaynaklanır. Disiplinli bir değişim süreci, organizasyonun kültürünü dönüştürmesine, bireylerin performansını geliştirmesine ve belirlenen hedeflere ulaşmasına yardımcı olur. Deneyimsel öğrenme, bu süreçte bireylerin aktif katılımını ve öğrenmelerini pratiğe dönüştürmelerini sağlayarak organizasyonun başarısına olumlu bir şekilde katkıda bulunur. Sonuç olarak, Deneyimsel Öğrenme Teorisi, bir organizasyonun sadece bilgi edinme sürecini değil, aynı zamanda bu bilgiyi etkili bir şekilde uygulama ve adapte etme sürecini yönlendirir. Böylece, bireylerin ve organizasyonların başarıya ulaşmasında kilit bir rol oynar. Bizimle İletişime Geçebilirsiniz! Deneyimsel öğrenme odaklı eğitim, gelişim ve öğrenme çözümlerimiz için 0533 558 17 53 numaralı telefonu arayabilir veya merhaba@smartunique.com adresine e-posta gönderebilirsiniz. Bizi daha yakından tanımak isterseniz aşağıda bulunan "etkinlik ajandası" düğmesine tıklayarak kurumsal tanıtım etkinliklerimize katılabilir veya smartunique.com internet sitemizi incelemeye devam edebilirsiniz.

  • 24 Kasım Öğretmenler Günü!

    Öğretmenler günümüzde artık bilgiyi değil, deneyimi temsil etmektedir. Dünyanın neresinde olursanız olun, hayatınızda yarattıkları olumlu etki için hala hatırladığınız bir Öğretmeniniz mutlaka olmuştur. Öğretim her şeyden önce derin bir insan ilişkisidir. Hepimiz hayatlarımız üzerinde büyük bir etkisi olan Öğretmenlerimizi düşünebiliriz. Bu durum, çoğu zaman, Öğretmen tarafından tanındığımızı, değer verildiğimizi ve güçlendirildiğimizi hissettiğimiz özel bir öğrenme ilişkisini içeriyordur. Öğretmenler Günü, dünya çapında yıllık bir kutlamadır. Ancak kutlama tarihleri ülkeden ülkeye değişim göstermektedir. Kısa bir araştırma sonrasında aşağıda onunla ilgili bilgiyi de paylaşıyorum. Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra eden kimseleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama günüdür. Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen "Öğretmenlerin Statüsü Hükümetler arası Özel Konferansı’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından "Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi"nin oy birliği ile kabul edilişinin yıl dönümüdür. Kaynak: https://www.unesco.org/en/days/teachers Kendi kültürel ve tarihî özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen) her yıl 28 Şubat günü Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Türkiye'de her yıl 24 Kasım günü Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk'ün başöğretmen olduğu 24 Kasım günü, 1981 Atatürk Yılı'nda Kenan Evren tarafından Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir. Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96%C4%9Fretmenler_G%C3%BCn%C3%BC Öğretmenler Bugün Neyi Temsil Ediyor? Dünyadaki hemen hemen her ülke, son yirmi yılda bir tür müfredat reformu gerçekleştirmiştir, ancak öğretmenlerin kendi bağlamlarına göre yeni uygulamaları ayarlamaları ve geliştirmeleri için sağlanan destekler genellikle yetersizdir. Pandemi dönemi ile birlikte Öğretmenlik kavramı ayrı bir önem ve ciddiyete sahip olmuştur. Bu sebeple Öğretmenlerden farklı beklentiler ortaya çıkmış ve değişim üzerine hızlı bir devinim gerçekleşmiştir. Buradaki beklenti, değişimin hızlı ve evrensel olacağıdır, ancak Öğretmenlerin mesleki gelişimin ihtiyacının aynı hız ve oranda karşılanacağı herkes tarafından büyük bir soru işareti içermektedir. Günümüzde, öğretmenler sadece bilgi aktaran figürler değil, aynı zamanda teknolojinin ve deneyimsel öğrenmenin rehberleri, hatta yapay zekanın etkisi altında şekillenen bir dünyada öğrencileri hazırlayan kılavuzlardır. Teknoloji, eğitimi dönüştürüyor ve öğretmenlerin rolünü şekillendiriyor. Sınıflar, interaktif tahtalar, çevrim içi platformlar ve dijital araçlar, öğrencilere bilgiyi keşfetme, öğrenme ve paylaşma konusunda benzersiz fırsatlar sunuyor. Öğretmenler, bu teknolojik dalgayı anlamak ve etkili bir şekilde kullanmak için sürekli olarak kendilerini geliştirmek zorundalar. Öğrencilerin sadece bilgiyi almakla kalmayıp, aynı zamanda deneyimlemelerini sağlamak da önemlidir. Deneyimsel öğrenme, öğrencilerin soyut konseptleri somut bağlamlar içinde anlamalarına yardımcı olur. Bu, öğretmenlerin sadece bilgi veren değil, aynı zamanda rehberlik eden ve öğrencilere aktif öğrenmeyi teşvik eden rolde olmalarını gerektirir. Yapay zeka, eğitimde de devrim yaratıyor. Öğrenci performansını analiz etme, öğrencilere özel öğrenme yolları oluşturma ve hatta öğrencilere kişiselleştirilmiş geri bildirimler sağlama konusunda yapay zeka, öğretmenlere güçlü bir araç sunuyor. Ancak, bu teknolojik ilerlemelerle birlikte, öğretmenlerin insan dokunuşunu ve kişisel rehberliği sağlama rolü daha da önemli hale geliyor. Mesela aşağıdaki görsel Dall-E yapay zeka modeli ile yapılmıştır. Aslında böyle bir öğretmen yoktur. Öğretmenler günümüzde artık bilgiyi değil, deneyimi temsil etmektedir. Bilgiye kolay ve hızlı ulaşan bir öğrenci bu bilgiyi Öğretmenin deneyimleri ile onaylatma ihtiyacı içerisindedir. Aynı şekilde keşfedilen bu bilgi ile ne yapacağı veya o bilgiyi deneyime nasıl dönüştürmesi gerektiği ile ilgili süreci Öğretmen ile birlikte inşa edecektir. Bilginin dönüştürülmesi sürecinde bugün Öğretmenler deneyimi temsil ediyor diyebiliriz. Ancak burada unutulmaması gereken çok önemli bir durum vardır. Bu da Öğretmenlerin günümüz deneyimlerine sahip olması ve geçmiş deneyimleri ile birlikte bunları kullanabilme isteğidir. İşte o sebeple bugün Öğretmenlerimizin temsil ettiği durum çok önemli, ciddi, onurlu ve yüce bir olgudur. Bunun adı da deneyimdir. Eğitimcileri düşündüğümüzde, aklımıza hemen Öğretmenler ve eğitim kurumları gelir ancak eğitim neredeyse tüm yaşam koşullarında gerçekleşen bir faaliyettir. Erik Erikson, bu kapsamdan yola çıkarak biz insanların "öğreten bir tür" olduğumuzu söylemiştir. Günümüzde Öğretmen, araştırmacı bir gazeteci gibi her gün öğrencilerin nasıl öğrendiğini araştırır ve araştırması sonucunda çocuklara bir sonraki gün neler sunabileceğini tasarlar durumdadır. Öğretmenler günü, sadece öğretmenleri değil, aynı zamanda eğitimdeki bu dönüşümü kutlamak için bir fırsattır. Öğretmenler, teknoloji ve deneyimsel öğrenmenin kılavuzları olarak, öğrencilere bilgi, beceri ve ilham verici bir öğrenme deneyimi sunmaya devam ediyorlar. Her bir öğrencinin potansiyelini keşfetmesine yardımcı olmak ve gelecekteki liderleri, mucitleri ve düşünürleri yetiştirmek adına, öğretmenlere minnettarız. Deneyim ve Öğrenme Sürecinde Öğretmenin Rolü Günümüzün teknolojik imkanları ile artık öğrenciler bilgiye daha hızlı ve daha yoğun bir şekilde ulaşabiliyorlar. Artık bu süreç içerisinde bilgi ve deneyimleri ile Öğretmenler uzman rolünü değil, kolaylaştırıcı bir rol üstlenmeleri gerekmektedir. Ancak buradaki en önemli olgu bilgi değil deneyimdir. Albert Einstein deneyimi, “Öğrenmek deneyimdir. Geri kalan her şey sadece bilgidir.” olarak yorumlamıştır. Bu tanımlamadan yola çıkıldığında kolaylaştırıcı bir rol üstlenen Öğretmenlerimizin deneyimleri ve bu deneyimleri öğrencilerine aktarmasının önemi gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. Yani kısacası Öğretmenler bilgiyi deneyime dönüştürme yolunda öğrencilere rehberlik ederek kolaylaştırıcı bir rol üstlenmelidir. Öğrencilerin eğitim sürecinde deneyim yaşamaları, sadece bilgi almakla kalmayıp, aynı zamanda öğrendiklerini somut bağlamlar içinde deneyimleme şansı bulmalarını içerir. Öğretmenler, bu deneyim ve öğrenme sürecinde rehberlik etmekle kalmaz, aynı zamanda öğrencilerin öğrenilenleri günlük yaşamlarında nasıl uygulayabileceklerini anlamalarına yardımcı olur. Interaktif sınıf ortamları, saha gezileri, pratik uygulamalar ve projeler, öğrencilerin soyut kavramları somut durumlarla bağdaştırmalarına ve böylece derinlemesine öğrenmelerine olanak tanır. Bu noktada öğretmen, sadece bilgi kaynağı olmanın ötesine geçerek, öğrencilerin deneyim ve öğrenmelerini şekillendiren bir rehber ve ilham kaynağı olur. Deneyim ve öğrenme sürecinde öğretmenin rolü, öğrencileri teşvik etmek, keşfetmelerine rehberlik etmek ve öğrenilenleri kendi yaşamlarında uygulama becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmaktır. Öğrencilere, kendi potansiyellerini keşfetme ve öğrenme sürecini yönetme konusunda güven kazandırmak, sadece akademik başarıyı değil, aynı zamanda kişisel gelişimi de desteklemek anlamına gelir. Bu da öğrencilerin sadece bilgi almakla kalmayıp, aynı zamanda bu bilgileri anlamalarını, içselleştirmelerini ve kendi deneyimleriyle bütünleştirmelerini sağlar. Öğretmenin rolü, müfredat ve fiziksel koşullar bakımından birçok alanda farklılık göstermektedir. Öğretmen öğrenme ortamını veya çevreyi hazırlamak ve öğrencilerin çevresi ile etkileşime geçmesinden sorumludur. Öğrenciler ancak bu şekilde bilgilerini deneyimleme fırsatı bulacaklardır. Deneyimsel öğrenme modeli, öğrencilerin, özellikle de farklı disiplinlerin iç içe geçtiği ve bilgi sınırlandırmalarının konu alanlarını içeren karmaşık durumları daha iyi yönetebilmelerini sağlamaktadır. Deneyimsel öğrenme yaklaşımlarının, öğretimde ciddi bir yeniden yapılanma ve detaylı bir planlama gerektirdiği açıktır. Öğretim programında yapılması gereken bu düzenlemeler dışında, öğretim tasarımcılarının kapsamlı bir biçimde eğitilmesi ve öğrencilerin oryantasyonu da son derece önemlidir. Bununla birlikte deneyimsel öğrenmenin birçok biçiminde Öğretmenlerin güçlü rehberliği söz konusudur. Yapılan araştırmalarda, eşleştirilmiş grup karşılaştırmalarının yalnızca geleneksel yöntemler için kullanılan, büyük ölçüde ezber ve kavrama ön yargısına teslim olmuş değerlendirmeler değil, deneyimsel öğrenmeyle geliştirilmesi beklenen becerileri de ölçen değerlendirmeler temel alınarak yapılmasına dikkat edilmelidir. Son Olarak Teşekkür… En başta hepimizin ilk ve Başöğretmeni olan Mustafa Kemal ATATÜRK’e çok teşekkür etmemiz gerekiyor. Sonrasında bizleri bugüne getiren, emek, fedakarlık ve deneyim timsali Öğretmenlerimize teşekkür etmeliyiz. Deneyimsel Öğrenme isimli kitabımın birinci baskısının ilk sayfalarında bir söze yer vermiştim: “Büyük Öğretmenler Ebedi Öğrencilerdir.” beni ve benim gibi insanları, ahlak, vicdan ve liyakat ile yetiştiren başta kendi Anne ve Babam olmak üzere tüm ebedi öğrencilerin yani büyük Öğretmenler Anne ve Babalarımızın da Öğretmenler gününü kutluyor ve onlara iyi ki varsınız diyerek, sevgi, şükran ve saygılarımı sunuyorum. Hepimizin Öğretmenler Günü Kutlu ve Umutlu Olsun. Sevgi, sağlık ve umutla kalın. Bizimle İletişime Geçebilirsiniz! Deneyimsel öğrenme odaklı eğitim, gelişim ve öğrenme çözümlerimiz için 0533 558 17 53 numaralı telefonu arayabilir veya merhaba@smartunique.com adresine e-posta gönderebilirsiniz. Bizi daha yakından tanımak isterseniz aşağıda bulunan "etkinlik ajandası" düğmesine tıklayarak kurumsal tanıtım etkinliklerimize katılabilir veya smartunique.com internet sitemizi incelemeye devam edebilirsiniz.

Hepsini Görüntüle

Ürünler (12)

Hepsini Görüntüle

Diğer Sayfalar (65)

  • Green City | Smart Unique

    Green City Green City eğitim programının tasarım, uygulama ve yönetimi bir I’AM GROUP tescilli markası olan Smart Unique tarafından gerçekleştirilmektedir. BİLGİ AL TEKLİF AL Ana Sayfa Kurumsal Eğitimler / Green City Kategori: Sosyal Eğitim Arayın Arama Etiketleri Sosyal Sorumluluk Yeşil Şehir Geri Dönüşüm Ekip Çalışması Kaynak Yönetimi Yaratıcı Düşünce Büyük Resmi Görme Program Tanıtım Green City, ekiplerin hayal ettikleri bir şehri gerçeğe dönüştürme sürecini kapsayan eğlenceli ve öğretici bir deneyimsel simülasyon programıdır. Katılımcılar, veriler ve kriterler doğrultusunda çeşitli inşa materyalleri, geri dönüşüm malzemeleri ve el aletlerini kullanarak sıfırdan bir minyatür şehir inşa edecekler. ​ Katılımcılar hayal ettikleri yeşil şehri inşa ederken, sağlanan materyal ve kısıtlamaları göz önünde bulundurarak adımları yönetmek zorundadırlar. Hedef, grupların geri dönüşüm, enerji verimliliği, zaman, mekan ve malzeme gibi kısıtlamaları dikkate alarak bir projeyi başlangıçtan teslimata kadar başarıyla tamamlamasıdır. ​ Green City, geri dönüşüm ve enerji verimliliği kriterlerine uygun olarak inşa edilmelidir. Green City fikri, geri dönüşüm, yaratıcılık, enerji verimliliği ve bütünlük gibi temaları çağrıştırması ve aynı zamanda katılımcıların ortak bir vizyonu temsil etmesi için seçilmiştir. Program Detayları Hemen şimdi Green City deneyimine katılın ve ekiplerinizin bir araya gelerek hayal güçlerini kullanarak sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmalarını sağlayın. ​ Detaylı bilgi almak veya talepte bulunmak için "Bilgi Al" veya "Teklif Al" butonlarını kullanabilirsiniz. Unutmayın, bu program sadece eğlenceli bir simülasyon değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk, ekip çalışması, problem çözme ve liderlik becerilerinin geliştirilmesini sağlayan değerli bir öğrenme deneyimidir. İnşa etmek ve öğrenmek için şimdi harekete geçin! Davranışsal Hedefler Ekip Çalışması ve İş Birliği Yaratıcı Düşünce Etkili Kaynak Yönetimi Sosyal Sorumluluk Büyük Resmi Görme Uygunluk Kriterleri Hedef Kitle Katılımcı Sayısı Süre Uygulama Alanı Opsiyonel Hizmet : Tüm Çalışanlar : 15 - 60 Kişi : Min. 4 Saat - Max. 6 Saat : Hibrit (Indoor ve Outdoor) : Catering, Transfer vb. Program Galerisi Bize Ulaşın Green City programı tam bizim ihtiyaçlarımıza uygun diyorsanız bize ulaşabilirsiniz. Program Görselleri Yakında Yüklenecektir! Programımızın fotoğraf galerisi güncellenmektedir. Eğer bu program ihtiyaçlarınız için uygun görünüyor ise vakit kaybetmeden bize ulaşabilir ve taleplerinizi paylaşabilirsiniz. Bize Ulaşın Eğitim, öğrenme ve gelişim ihtiyaçlarınız ile ilgili kurumunuza özel içerik ve programlar üretebileceğimizi biliyor musunuz? *Kurumunuza özel eğitim ve öğrenme çözümlerimiz için özel hizmet formunu doldurabilirsiniz. HEMEN BAŞLA! Diğer Eğitimlerimiz ​ Eğitim ve öğrenme ihtiyaçlarınız için sunduğumuz çözümler, kurumların ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirilmiş eğitim, öğrenme, gelişim faaliyetleri , sistem ve programlarla desteklenmektedir. TÜMÜNÜ GÖSTER Detaylar 15 - 40 Kişi 6 - 8 Saat Search & Rescue Devamı Daha Fazla Search and Rescue programı doğal afet konusunda deneyim ve uzmanlığa sahip DOSAK sivil toplum kuruluşunun çözüm ortaklığı ile birlikte yapılmaktadır. Detaylar 15 - 60 Kişi 3 - 6 Saat Bike Factory Devamı Daha Fazla Tüm ekiplere "de monte" bisiklet parçaları teslim edilir. Kendilerine sağlanan sınırlı alet ve ekipmanlar ile belirli bir süre içerisinde bisikletleri monte etmeleri istenir. Detaylar 15 - 60 Kişi 3 - 6 Saat Benim Barınağım Devamı Daha Fazla Benim Barınağım uygulaması sokakta yaşayan ve yardıma ihtiyacı bulunan dostlarımız için oluşturulmuş bir sosyal sorumluluk programıdır.

  • KEA | Smart Unique

    Kids Experiential Academy KEA öğretim metodolojisi, her çocuğun farklı deneyimlere sahip olduğu ve bu sebeple etkili bir öğrenmenin gerçekleşebilmesi için ancak yaşayarak veya yaparak öğreneceği düşüncesi üzerine kuruludur. Hakkımızda Kurumsal Eğitimler YGA Ana Sayfa Kids Experiential Academy Eğitim ve Öğrenme Yaklaşımı Her çocuk tıpkı deneyimleri gibi kendine özgüdür ve yaşamının bir parçası olan yaşayarak öğrenme sürecini şekillendirmeye hakkı vardır. İşte KEA öğretim ilkeleri: Özgürlük Her çocuğun kendi deneyimlerini inşa etme, seçme ve bunları yaşama hakkı vardır. Çoklu Zeka Her çocuğun zekası ve öğrenme deneyimi eşsiz ve farklıdır, yani her çocuk farklı şekillerde öğrenir. Farklılıklar Her çocuk farklı deneyimlere sahiptir ve bu farklılıklara uygun programlar tasarlanmalıdır. Dahil Etme Çocuk eğitim sürecinde yaşadığı dünyanın ve çevrenin gerçeklerinden soyutlanmamalıdır. İhtiyaç Her çocuğun öğrenme ihtiyaçları farklıdır ve bu ihtiyaçlara cevap verile bilmesi gerekir. Pekiştirme “Öğrenmek deneyimdir. Geriye kalan her şey sadece bilgidir.” Bilgiler deneyimler ile pekiştirilir. 1 2 3 4 5 6 Kamp programlarımızdan yararlanabilmek için internet sitemize üye olarak ön kayıt oluşturmanız gerekmektedir. Ön kayıt formu program detay sayfalarında mevcuttur. ​ *Yan taraftaki üye ol butonunu kullanarak sitemize üye olabilirsiniz. Üye Ol Doğa'da Deneyim Kampları Keşfet, öğren, yaşa ve eğlen! KEA Doğa'da Deneyim Kampları ile çocuk, genç ve ebeveynler keşfederken öğrenecek, öğrenirken eğleneceklerdir. Benzersiz bir deneyim ve macera dolu bir öğrenme serüvenine hazır olun! KAMP TALEBİ Bilgi Alın Aile Kampları 15 - 25 Aile 1 Gece 2 Gün Daha Fazla Doğanın içinde, doğanın büyülü dokusunu keşfederken, çocuklarınızla birlikte öğrenmenin ne kadar keyifli olduğunu deneyimleyin. Ön Kayıt Devamı Bilgi Alın Anne ve Çocuk Kampı 15 - 30 Kişi 1 Gece 2 Gün Daha Fazla Anne ve Çocuk Kampları, çocuklarınızın hayal güçlerini, keşfetme isteklerini ve öğrenme tutkularını harekete geçirirken aynı zamanda sizinle birlikte eğlenceli anılar biriktirmenizi sağlar. Ön Kayıt Devamı Bilgi Alın Baba ve Çocuk Kampı 15 - 30 Kişi 1 Gece 2 Gün Daha Fazla Baba ve Çocuk Kampları, çocuklarınızın hayal güçlerini, keşfetme isteklerini ve öğrenme tutkularını harekete geçirirken aynı zamanda sizinle birlikte eğlenceli anılar biriktirmenizi sağlar. Ön Kayıt Devamı Bilgi Alın Ebeveyn Deneyim Kampı 15 - 30 Kişi 1 Gece 2 Gün Daha Fazla Ebeveyn Deneyim Kampı, çeşitli etkinlik ve uygulamalarla dolu bir program sunar. Anne ve babalar, grup çalışmaları, rol oyunları, paylaşım ve refleksiyon oturumları gibi etkinliklere katılır. Ön Kayıt Devamı Bilgi Alın Doğa'da Yaşam Okulu 25 - 50 Kişi 5 Gece 6 Gün Daha Fazla Doğa'da Yaşam Okulu, doğanın içinde yaşayarak öğrenme fırsatı sunarak çocukların keşfetme ve öğrenme yeteneklerini geliştirmelerini hedefler. Ön Kayıt Devamı Bilgi Alın Afet Bilinci Kampı 15 - 30 Aile 1 Gece 2 Gün Daha Fazla DOSAK (Doğal Afet ve Sualtı Arama Kurtarma) iş birliğiyle gerçekleşen bu kamp, güvenliğin önemini vurgular ve afetlere karşı hazırlıklı olma becerilerini geliştirir. Ön Kayıt Devamı Öğrenme, deneyim ve yaşam konularında yazdığımız blog ve makaleleri okumak için bizi takip edin! Bilgi dolu içeriklerle sizi bekliyoruz! ​ *Yan taraftaki butonu kullanarak yeni yazılarımıza hızlıca ulaşabilirsiniz. Ziyaret Edin! Kamp Talep Formu İhtiyaç ve b eklentilerinizi doğru anlamamız bizim için önemlidir. Bu form aracılığıyla bize ileteceğiniz bilgiler, size özel çözümler sunabilmemiz için büyük önem taşımaktadır. Kamp Talep Formu'nun eksiksiz doldurulması, hizmetlerimizin kalitesi ve uygunluğu açısından önemlidir. Adınız Kurum Katılımcı Sayısı Bir seçim yapın Soyadınız Pozisyon Kamp Programı Bir seçim yapın Eklemek İstedikleriniz: Gizlilik ve KVKK Politikası Metni'ni okudum, kabul ediyorum. İlgili metni buradan görüntüleyebilirsiniz. Kullanıcı ve Üyelik Sözleşmesi'ni okudum, kabul ediyorum. İlgili sözleşmeyi buradan görüntüleyebilirsiniz. Kamp talep formunu doldurduğunuz için teşekkür ederiz. En kısa sürede size geri dönüş yapacağız. E-Posta Adresiniz Sizi Hangi Seçenek Tanımlıyor? Bir seçim yapın Kamp Dönemini Seçiniz: Mayıs Dönemi Temmuz Dönemi Ağustos Dönemi Eylül Dönemi Ekim Dönemi Farketmez GÖNDER

  • YGA Future | Smart Unique

    YGA Future Bu eğitim programının tasarım, uygulama ve yönetimi bir I’AM GROUP tescilli markası olan Smart Unique tarafından gerçekleştirilmektedir. 16 - 32 Kişi 120 Saat 6 + 1 Modül Hibrit Uygulama Ana Sayfa YGA Programları / YGA Future Yönetici Adayları TEKLİF ALIN ÖN KAYIT 16 - 32 Kişi 120 Saat Çevrimiçi Yüz Yüze 6 + 1 Modül Sertifika Eğitim Arayın YGA Programları YGA Future YGA Now YGA Xper Arama Etiketleri YGA Programları YGA Future Yönetici Eğitimi Yönetici Gelişim Liderlik Gelişimi Yönetici Adayları Yüz Yüze Eğitim Çevrimiçi Deneyimsel Öğrenme Yaşayarak Öğrenme Kariyer Gelişimi Program Tanıtım YGA Future, geleceğin liderlerini hazırlayan kapsamlı bir yönetici adayı gelişim programıdır. Bu program, henüz liderlik pozisyonlarında olmayan ancak liderlik potansiyeli taşıyan bireyler için tasarlanmıştır. ​ YGA Future, katılımcılarına liderlik becerilerini geliştirme, stratejik düşünme yeteneklerini artırma ve etkili iletişim kurma konularında güçlü bir temel sağlar. Ayrıca, program sonrasında katılımcılar, kişisel gelişim ve mentorluk desteği ile liderlik yolculuğunda sürekli olarak desteklenmektedir. ​ YGA Future programı, bir birini tamamlayan 6 + 1 yetkinlik modülünden oluşmaktadır. Program, 6 ila 8 haftalık bir süre içinde tamamlanabilir. YGA Future: Liderlik Deneyimsel Bir Yolculuktur! YGA Future programı, geleceğin liderlerini donatmak üzere tasarlanmış kapsamlı bir liderlik gelişim programıdır. Bu program, katılımcılarına liderlik becerilerini güçlendirmenin yanı sıra stratejik düşünce, etkili iletişim, ve etik değerlere odaklanma konularında benzersiz bir deneyim sunar. ​ Katılımcılar, liderlik potansiyellerini keşfetme ve geliştirme fırsatı bulurlar. Stratejik düşünce yetkinlikleri kazanarak, iş dünyasındaki zorlukları daha etkili bir şekilde yönetme becerisi elde ederler. Etkili iletişim pratiği, çatışma yönetimi, güçlü sunum yetenekleri gibi modüllerle katılımcılar, profesyonel ve kişisel hayatlarında güçlü liderlik uygulamalarını benimserler. ​ Ayrıca, programın sunduğu mentorluk ve destek imkanları sayesinde katılımcılar, liderlik yolculuklarında sürekli rehberlik ve öğrenme şansına sahip olurlar. YGA Future, liderlikte dönüşümü destekleyerek katılımcılarını iş dünyasının geleceğine hazırlar. YGA Future programına katılan kişilerin elde edebileceği olası kazanımlar şunlardır: ​ Liderlik Becerilerinin Güçlenmesi Stratejik Düşünce Yetkinlikleri Etkili İletişim Pratikleri Liderlikte Etik ve Değerler Kişisel ve Profesyonel Gelişim Rekabetçi Strateji ve Pazarlama Bilgisi Çatışma Yönetimi Becerileri Güçlü İletişim ve Sunum Yetenekleri Stratejik Risk Yönetimi Bilinci Mentorluk ve Destek YGA Future programı, katılımcılarına liderlik, stratejik düşünce, etkili iletişim ve etik değerler gibi alanlarda kapsamlı beceriler kazandırarak, iş dünyasında başarıyı destekler. Program, rekabet avantajı, çatışma yönetimi, güçlü iletişim ve sunum, stratejik risk yönetimi gibi kritik konularda uygulanabilir yetenekler sunar, aynı zamanda mentorluk ve kişisel destekle katılımcıların profesyonel gelişimini destekler. Eğitim Uygulama Modülleri YGA Future programı, bir birini tamamlayan 6 + 1 yetkinlik modülünden oluşmaktadır. Program, 6 ila 8 haftalık bir süre içinde tamamlanabilir. Bu, katılımcıların iş yükleriyle uyumlu ve ihtiyaçlarına uygun bir öğrenme süreci deneyimlemelerini sağlar.renme ve gelişim yolculuğudur. Modül 1: Temel Liderlik Becerileri​ Modül 2: Stratejik Düşünme ve Analiz Becerisi​ Modül 3: Etkili İletişim ve İnsan İlişkileri ​ ​ Modül 4: Kişisel Gelişim ve Mentorluk Becerileri​ Modül 5: Liderlikte Sürdürebilirlik ve Toplumsal Sorumluluk​ Modül 6: Liderlikte Kriz Yönetimi ve Değişim Liderliği​ ​ + 1 Modül: Her Modül Sonrası 6 Adet Gelişim Yolculuğu Atölyesi *Her yetkinlik modülü 4 ana konu, 16 alt konu, 4 adet proje ve ödev paylaşımı, her modül sonrası Gelişim Yolculuğu atölye çalışmasından oluşan 16 saatlik öğrenme ve gelişim yolculuğudur. Genel Bilgilendirme Smart Unique olarak, eğitimlerimizi daha erişilebilir ve taleplerinize uygun bir şekilde sunmaya özen gösteriyoruz. Eğitimlerimiz, farklı ihtiyaçlara ve katılımcı profillerine hitap edebilmek adına esnek bir yapıya sahiptir. ​ Eğitimlerimiz ile ilgili bilinmesi gerekenler: ​ Kurumsal ve Bireysel Talepler: Eğitim talepleri hem kurumsal hem de bireysel katılımcılardan gelebilir. Kurumsal taleplerde, belirli bir kuruluşun çalışanları için özelleştirilmiş eğitimler düzenlenebilirken, bireysel taleplerde kişisel gelişim amaçları doğrultusunda eğitimlere katılabilirsiniz.​ ​ Grup Talepleri: Eğitimlere grup olarak katılmak isteyenler için özel seçenekler sunuyoruz. Siz ve arkadaşlarınız veya meslektaşlarınız bir araya gelerek özel bir grup eğitimi talep edebilirsiniz.​ ​ Kontenjan Durumları: Eğitimlerimizin her biri belirli bir kontenjanla sınırlıdır. Kontenjan, eğitim türüne ve taleplere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.​ ​ Açık ve Kapalı Eğitimler: Açık eğitimler, herkesin katılmasına açık olan genel eğitimlerdir. Kapalı eğitimler ise sadece belirli bir kuruluş veya grup için düzenlenen özel eğitimlerdir.​ ​ Eğitim Başlama Tarihleri: Eğitimlerimizin başlama tarihleri, katılımcı talepleri ve kontenjan durumuna göre belirlenir. Eğitim başlama tarihleri esneklik gösterebilir ve katılımcıların uygunluğuna göre planlanır.​ ​ Ön Kayıtlar: Eğitimlerimiz taleplere göre açıldığı için ön kayıt yapmak isteyen katılımcılar için bir ön kayıt süreci bulunmaktadır. Ön kayıt yaptıran katılımcılar, eğitim başlama tarihlerine öncelikli erişim hakkına sahip olurlar. Bu esnek ve katılımcı odaklı yapı sayesinde, eğitimlerimiz sizin ihtiyaçlarınıza ve tercihlerinize en iyi şekilde uyum sağlayabilir. Daha fazla bilgi almak ve talepleriniz için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin. ​ Ancak, unutmayın ki, katılım kontenjanlarımız sınırlıdır ve eğitimlerimiz yoğun talep görmesi halinde arka arkaya açılabilir veya kontenjan dolduğunda kayıtlar kapatılabilir. Bu nedenle, eğitimlerimize katılmak isterseniz, erken ön kayıt yapmanızı tavsiye ederiz. Diğer Detaylar YGA Future programı, minimum 16 kişi ve maksimum 32 kişiyle gerçekleştirilecek şekilde planlanmıştır. Eğitim programı, tüm katılımcılar için açıktır ve herkes eğitim sonunda YGA Future programının eğitim sunumlarına erişim hakkına sahip olacaktır. ​ İlgili eğitim programı talebe göre çevrimiçi, yüz yüze veya hibrit olarak uygulanabilir. Çevrimiçi uygulama için Smart Talks platformu kullanılırken, yüz yüze uygulama için isterseniz sizin belirleyeceğiniz uygun bir lokasyonda veya Smart Unique eğitim merkezi bünyesinde uygulanabilmektedir. ​ YGA Future programına ön kayıt olmak için aşağıda bulunan formu kullanarak iletişim bilgilerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz. Eğitimin gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan minimum katılımcı sayısına ulaşıldığında, size eğitimin uygulama tarihleri ve diğer ayrıntılarıyla ilgili bilgi verilecektir. ​ İlgili eğitim programına kesin kayıt yaparak katılım gösteren herkese eğitim programına ait öğrenme kiti ve kurucumuz Emre Ulaş ÖZDAL tarafından yazılan "Deneyimsel Öğrenme" kitabı ıslak imzalı olarak hediye edilecektir. Kontenjanlarımız sınırlıdır, bu nedenle aşağıdaki "Ön Kayıt Formu"nu doldurarak eğitime ön kaydınızı hemen yapabilir veya "Teklif Alın" butonunu kullanarak kurumsal taleplerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz. Eğitim, öğrenme ve gelişim ihtiyaçlarınız ile ilgili kurumunuza özel içerik ve programlar üretebileceğimizi biliyor musunuz? *Kurumunuza özel eğitim ve öğrenme çözümlerimiz için özel hizmet formunu doldurabilirsiniz. HEMEN BAŞLA! Teklif ve Ön Kayıt Formu YGA Future programımıza göstermiş olduğunuz ilgi için teşekkür ederiz. Lütfen formu eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurmaya özen gösteriniz. Aşağıda bulunan program teklif ve ön kayıt forumunu doldurduktan sonra en kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Adınız Cep Telefonu Katılımcı Sayısı Bir seçim yapın Şirket/Kurum Soyadınız Talep Türü Bir seçim yapın Ödeme Tercihiniz Bir seçim yapın Pozisyonunuz E-Posta Adresiniz Olası Katılım Tarihi Bir seçim yapın Uygulama Tercihiniz Bir seçim yapın Departmanınız Eklemek İstedikleriniz: Gizlilik ve KVKK Politikası Metni'ni okudum, kabul ediyorum. İlgili metni buradan görüntüleyebilirsiniz. Kullanıcı ve Üyelik Sözleşmesi'ni okudum, kabul ediyorum. İlgili sözleşmeyi buradan görüntüleyebilirsiniz. Eğitim ön kayıt formunu doldurduğunuz için teşekkür ederiz. En kısa sürede size geri dönüş yapacağız. GÖNDER Akademi Programlarımız Eğitim ve öğrenme ihtiyaçlarınız için sunduğumuz çözümler, birey ve kurumların ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirilmiş eğitim, öğrenme, gelişim faaliyetleri , sistem ve programlarla desteklenmektedir. TÜMÜNÜ GÖSTER Sertifika Programı ₺ 9.249,99 Deneyimsel Eğitim Koçu 12 - 30 Kişi 52 Saat Daha Fazla Deneyimsel Öğrenme Kitabının yazarı ve kurucumuz Emre Ulaş ÖZDAL liderliğinde, Türkiye'de ilk ve tek olan Deneyimsel Eğitim Koçu sertifika programımızı sizlere sunmaktan büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Satın Alın Devamı Sertifika Programı ₺ 7.249,99 Rekreatif Yaşam Koçu 12 - 30 Kişi 52 Saat Daha Fazla Türkiye’de ilk ve tek olan bir sertifika programı ile karşınızdayız. Rekreatif Yaşam Koçu sertifika programımızı sizlere sunmaktan büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Satın Alın Devamı Sertifika Programı ₺ 12.749,99 Kurumsal Mutluluk Koçu 12 - 30 Kişi 60 Saat Daha Fazla Türkiye’de ilk ve tek olan bir sertifika programı ile karşınızdayız. Mutluluk Ofisi iş birliği ile gerçekleştirilecek Kurumsal Mutluluk Koçu sertifika programımızı sizlere sunmaktan büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Satın Alın Devamı

Hepsini Görüntüle
bottom of page