Blog / Haber / Yazı

Deneyimsel Öğrenme’nin Bağlayıcı Gücü

Deneyimsel Öğrenme’nin Bağlayıcı Gücü

09-Mar-22 / Haber

Deneyimler Yükleniyor…

Kitabımın birinci baskısının kapak sayfasında Albert Einstein’ın, “Öğrenmek deneyimdir. Geri kalan her şey sadece bilgidir.” sözüne yer vermiştim.  İkinci baskıda ise “Deneyimler Yükleniyor...” ifadesine yer veriyorum. Bu ifademin açıklamasına da ikinci baskının giriş bölümünde detaylı olarak yer veriyorum.


Bir çocuğun yaşamının ilk yıllarında edindiği deneyimler, gelişmekte olan beyninin mimarisi üzerine kalıcı bir etkiye sahiptir. Genler temel planı sağlar, ancak bir çocuğun beyninin gelecekteki tüm öğrenme, davranış ve sağlık için güçlü veya zayıf bir temel sağlayıp sağlamayacağını belirleyen süreci şekillendirir. Beyin gelişiminin bu önemli döneminde nöron adı verilen milyonlarca beyin hücresi, iletişim kurmak için gerekli olan elektrik sinyallerini gönderir ve yeni bağlantı yolları inşa eder. Bu bağlantılar, beyin mimarisinin temeli olan devreleri oluşturur. Devreler ve bağlantılar hızla çoğalır ve tekrarlanan kullanımlarla güçlenir.

Deneyimlerimiz ve çevremiz, hangi devrelerin ve bağlantıların daha fazla kullanılacağını belirler. Daha fazla kullanılan bağlantılar daha güçlü ve kalıcı hale gelir. Bu arada, daha az kullanılan bağlantılar, budama adı verilen bir işlemden geçer ve kaybolur. Sık kullanılan devreler, nöral sinyallerin beynin bölgeleri arasında seyahat etmesi için yıldırım hızında yeni yollar yaratır. Önce basit devreler oluşur ve bu basit devreler temelleri oluşturur, kullanım sıklığıyla ilişkili olarak bu temellerin üzerine daha karmaşık yapılar inşa edilir. Bu süreç sayesinde nöronlar, gelişimin erken kritik döneminde duygular, motor beceriler, davranışsal kontrol, mantık, dil ve hafıza için güçlü “bağlantı ve devreler” oluşturur. Tekrarlanan kullanım ile bu devreler daha verimli hale gelir ve beynin diğer bölgelerine daha hızlı bağlanır. 

Bu süreç yaşanırken/gerçekleşirken beynin belirli bölgelerinde devreler sürekli olarak birbirlerine bağlanırlar. Yeni deneyimler ile bu süreci desteklemeden herhangi bir beceri ve davranış değişikliğine sahip olamazsınız. Bu durum bir ev inşa etmek gibidir. Öncelikle evin temelini inşa etmek için bir temel boşluğuna ihtiyacınız vardır. Bu boşluk temelin oturacağı genişlik ve ölçülerde olmalıdır. Bu durumu tıpkı beynimizde yeni nöronlara yer açmak gibi düşünebilirsiniz. Yapıyı ayakta tutacak tüm taşıcılar bu temelde birbirlerine bağlanır. Eğer temel sağlam yapılmaz ve doğru bağlantılar kurulmaz ise o zaman yapının inşasındaki sonraki süreçlerde sıkıntılar ortaya çıkacaktır.

Önce gelen deneyimler, daha sonra gelecek deneyimler için bir temel oluşturur.  Deneyimler yükleniyor kavramı, bu süreçler sonucunda ortaya çıkan beceri ve bireylerdeki davranış değişikliği ile pekişmiş olur. Güçlü bir beyin mimarisi oluşturmanın anahtarı, çocuklarda ve yetişkinlerde “deneyimle-geri dön” etkileşimi olarak bilinen bir süreçtir. Bu gelişimsel oyunda, küçük çocuklar içgüdüsel olarak konuşma, yüz ifadeleri ve jestler yoluyla deneyimlerini ifade ederken, yetişkinlerde ise bu duruma çok yönlü ve anlamlı bir şekilde yanıt vererek beyinde yeni nöronal bağlantılar oluşturulması sağlanır.

Bir çocuğun yetişkin bir birey ile etkileşime girmesi, dikkatini bir yüze veya el hareketine yönlendirmesi, yaşamın çok erken döneminde başlar. Bu etkileşim, gelecekteki tüm deneyimsel gelişimin üzerine inşa edileceği beyin mimarisinin temelini oluşturur. Sürekli ve yeniden gelen yeni deneyimler ile bu temel daha da güçlenecektir.

Olumlu etkiye sahip ve sürekli olarak kullanılan deneyimler, bireylerin hayatta ihtiyaç duydukları duygusal, bilişsel ve davranışsal becerileri geliştirerek beynin tüm farklı alanları arasında nöronal bağlantılar oluşturmaya yardımcı olur. Örneğin; somut veya benzeri deneyimler şu şekilde çalışır; birey bir nesne veya şekil gördüğünde, bu nesne veya şeklin ne olduğunu beyninde sorgulamaya başlar. Aynı şekilde, beyinde belirli sesler ve buna karşılık gelen mesajlar arasında bağlantı kurulmaya başlanır. 

Eğer geçmiş deneyimlerde bu temel sağlanmış ise o zaman bireyin beyninde bağ kurulur. Ancak geçmişte böyle bir deneyim temeli bulunmuyorsa, o zaman bu yeni bir durumdur. Bu yeni durum için beyindeki nöronlar çalışmaya başlar. Daha sonra beyin bu nesne veya şekillerin kullanabileceği bir şey olup olmadığını ve bunu tanımlayacak eski bağlantıların olup olmadığını araştırmaya başlar. Deneyimsel öğrenme, öğrenen bireyleri (çocuk veya yetişkin) önce bir deneyim sürecine sokar ve ardından yeni beceriler, yeni tutumlar veya yeni düşünme biçimleri geliştirmek için yaşanılan deneyim hakkında düşünmeye teşvik eder. Aslında bu durumu “deneyim yüklemesi” olarak tanımlayabiliriz. 

Çocuklarda ise bu durum, yetişkinlerin ve çevrenin desteği ile daha hızlı gerçekleşir. Yetişkinler bu nesne, şekil veya seslerin ne anlama geldiğini, nasıl kullanacağını ve aynı şekilde nerede kullanılacağını çocuklara deşifre ederek onları yeni bir deneyim kazanmaları yönünde teşvik eder. Her aşama bir öncekinin üzerine inşa edilerek deneyimler tekrar tekrar kullanılmaya başlar. Bu süreç bireylerin tüm öğrenme ve davranışlarının oluşumu ve gelişimi için temel oluşturur. Albert Einstein’nın söylediği gibi; “Öğrenmek deneyimdir. Geri kalan her şey sadece bilgidir.” 

Mükemmel Deneyim Yüklemesi Nasıl Tasarlanır?

Öncelikle bir deneyim yüklemesinin başarılı olabilmesi için ilgili deneyimin mutlaka yapılandırılmış bir deneyim olması gereklidir. Yani bir deneyimin yapılandırılması için mutlaka ilgili deneyimin bir başı, ortası ve sonu olmalıdır. Deneyimi yaşayan veya yaşatılan kişinin o deneyimden yaşantısal süreçleri dahilinde çıkarım elde etmesi ve bu çıkarımları bu süreçlerde kullanabiliyor olması gereklidir. Yaşamsal süreçler ile bağ kurulamayan bir deneyim rastlantısal bir deneyimdir. Rastlantısal deneyimlerden yapılandırılmış deneyimlerde beklenilen sonuç veya çıkarımlar elde edilemez.

Her yeni deneyim, bireylerin bir noktada bu yeni deneyimi sorgulayarak verilerin ortaya çıkmasını beklemesini gerektirir. Tüm deneyimler ilk kez alınıyor olabilir veya yeni deneyimler geçmişte yaşanılan önceki deneyimler ile bağlantılı olabilir. Yeni deneyimden bireyin yararlanması veya olumlu çıktılar elde edebilmesi, bireyin ilgili deneyimi yaşamsal süreçleri içerisinde kullanım sıklığına göre değişebilir. Her bireyin ihtiyaç ve gereksinimlerine göre bu yeni deneyimlerin ayrı bir yeri vardır. Bu durum temel düzeyde nasıl bir deneyim yüklemesi yaptığınızla ilgilidir. Deneyimsel Öğrenme kitabımın ikinci baskısında yer alan “Deneyimsel Öğrenme Program Tasarımı” başlığı altındaki süreçler ve “Kolb Öğrenme Stilleri” deneyimin yapılandırılması aşamasında sizlere hangi öğrenme stilini kullanmanız gerektiği konusunda fikir verecektir. 

Deneyim yüklemesini yaratıcılığı sergilemek için bir fırsat olarak görmek artık yaygın bir durumdur. Sonuçta Deneyimsel Öğrenme kitabımın ikinci baskısında bulabileceğiniz birçok bilgi, tavsiye, teori, yöntem ve öneri bireylerin keşfederken öğrenmesini, öğrenirken eğlenmesini sağlayacak şekilde bir deneyim yüklemesi yapmanız için yol gösterici olacaktır. Yapılandırılmış tüm deneyimlerin amacı; bireylerin keşfederek öğrenmesini sağlayacak, onları eğlendiren ve eğlenceli olduğu kadar büyüleyici, yaratıcı bir deneyimsel öğrenme süreci tasarlamaya çalışmaktır. 

Bir bireyi, yapılandırılmış bir deneyim üzerinde çok yönlü olarak yeterince uzun süre aktif tutarsanız, deneyim yüklenmesinin ne kadar sürdüğü önemli değildir. Bununla ilgili temel fikir yanlış yönlendirilmiş olsa da birey bu deneyimi ilk veya ikinci kez deneyimlediğinde hayran kalacak, bunun ötesinde üst düzey bir "eğlenceli" deneyim olacağı için onun can sıkıcı süreçleri bile deneyimlemesine katılımını sağlayabilirsiniz. 

Daha da önemlisi, aslında amaçlanan beceri veya davranışı destekleyen bir deneyim oluşturma pahasına sıkıcı süreçlere dahi bireyin dahil olmasını sağlayabilirsiniz. Bu sayede yaşatılan yapılandırılmış deneyim sonucunda karşılaşılan sıkıcı durum veya problem, çözülmesi veya aşılması gereken bir görev yerine eğlenceli bir durum haline gelir.

Mükemmel bir deneyim yükleme tasarımı yapabilmek için aşağıda bulunan üç madde sizlere yol gösterici olacaktır. Bu maddeleri kısaca özetlemek gerekir ise; öncelikle deneyim yükleme çalışmaları öncesinde katılımcıların beklentilerini belirlemek en önemli husustur. 
Sonrasında katılımcı bireylere deneyim yüklemesi çalışması ile neler yapabileceklerini aktarmak ve bu süreçte nasıl bir deneyim yaşayacakları konusunda bilgilendirmek dikkat edilmesi gereken diğer maddedir. 

Son olarak deneyim yükleme çalışmaları esnasında katılımcıların öğrenme ve gelişim süreçlerini bir ilerleme grafiği veya aşaması olarak göstermeniz gerekecektir. Tüm bu maddeler özet bir şekilde sizlerle paylaşılmıştır. Deneyimsel Öğrenme kitabımın ikinci baskısı içerisinde daha detaylı bilgileri sizlerle paylaşılacaktır.

1: Katılımcıların Beklentilerini Belirleyin:

Katılımcıların deneyim yükleme çalışması öncesinde beklenti ve öğrenme hedeflerini belirlemek, onların yükleme tamamlandıktan sonra ne olacağına dair sonuçları da ön görmesini sağlar. Bu durum, aşağıda yer alan diğer maddeler ile bağlantılı olarak, katılımcılara deneyim yüklemesi yaparken sürece bağlı kalması için bir neden verir.

Katılımcılar oyun tabanlı eğlenceli bir deneyim yükleme süreci görebilirse, biraz daha uzun süre o çalışmada kalabilir. Çünkü sonrasında harika bir deneyim yükleme çalışmasına dahil olacaklarını bilirler. Deneyimlemek istedikleri bir oyunun tüm varlıklarını yüklediğiniz onlara söylenirse, süreçteki bir sonraki adımın aslında oyunu oynamak olacağını anlayacaklardır. Bu durum onlara bu çalışmaya bağlı kalmaları için bir neden verecektir.

2: Katılımcı Bireylere Neler Olduğunu Bildirin:

Bir deneyim yükleme çalışması veya egzersizinin temel amacı, bireylere bir şeyler olduğunu veya olacağını söylemektir. Bir problemin üstesinden gelmelerini mi istiyorsunuz? Daha fazla iş birliği ve ekip çalışmasına yakın olmalarını mı istiyorsunuz? Peki stres ve baskı altında… diye uzayıp giden amaçlar listesi sıralayabiliriz. 

Bazı durumlarda, bir bireyin bir beceri veya durumu deneyimlemesi için o deneyimin ilgi çekici olması veya yaşamsal süreçlerinde kullanılabiliyor olması gereklidir. Buna yapılandırma veya tasarlama süreçlerinde yer verebilirsiniz. Bu nedenle onlara hala bu “deneyimi yaşama” sürecinde olduklarını söyleyen döngüsel bir yükleme yeterli olacaktır. Tam yapılandırılmış bir deneyim yüklemesi esnasında, bireylere ilgili deneyimi ilk yüklediğinizde onların bu deneyimi yaşamaya açık oldukları bilmeniz önemlidir. 

Bunun için de mutlaka onları bu duruma hazırlamanız gereklidir. Katılımcıların ilgili deneyimleri yaşamaya daha açık olması için onlara hangi deneyimlerin yüklendiğini veya yükleneceğini söylemeniz gerekebilir. Bu, bir yönerge, kurgu veya senaryo ile yapılabilir. Hatta işin içine eğlenceli bir oyun ekleyerek deneyim yüklemesini daha eğlenceli hale getirebilirsiniz. Bunun sonunda tüm eğitim ve öğrenme süreçlerinde katılımcıların yani alıcıların, pasif alıcıdan sırayla gönüllü olarak proaktif katılımcıya ve nihayetinde aktif katılımcıya doğru davranışsal değişim göstereceklerini gözlemleyebileceksiniz.

Yetişkin eğitiminde etkili bir süreç oluşturmak, mevcut ve gelecekteki öğrenme grafiğini yükseltmek için öğreticilerin de öğrenme süreçleri içerisinde kendi deneyimlerini kullanımına yer vermesi, süreç için oldukça önemlidir. Her deneyim kendine özgüdür ancak sürece dahil olup katılım için gönüllü olabilmek için verilecek örnek deneyimler motive edici olacaktır. Katılımcıyı dahil etmek için bu deneyimlerin sağlayacağı fayda açıkça gözlemlenecektir. 

Etkili bir deneyim yükleme süreci, katılımcının deneyimi yaşama veya yükleme süreci içerisinde “şu anda ben ne yapıyorum?” sorusuna yanıt aramakla ilgili endişelerini ortadan kaldırır. Bir katılımcı çalışma ile ne yaptığınızı anlarsa, ihtiyacı olanı nasıl elde ettiğini anlamak için zihinsel bir sıçrama yaşayabilir. Bu durum sonucunda, katılımcı daha az değişiklik yaparak deneyim yükleme sürecine geri döner. 

3: İlerlemeyi Gösterin:

Bu, biçimsel olarak gösterilmesi mümkün olduğunda dikkate alınması gereken üçüncü bir noktadır. Çoğu zaman bunun uygulanması imkansız hale gelse de yalnızca deneyim yükleme çalışmalarında katılımcılar ilerleme aşamalarını gördüklerinde o sürecin içerisinde kendilerini daha uzun tutabiliyorlar. Çünkü gelişim ve ilerleme merakı, onları deneyim yükleme sürecinde aktif tutmaktadır.

Çok uzun süre deneyimlenen döngüsel bir yükleme çalışması, hiç yükleme çalışması olmamasından daha kötüdür. Bir katılımcının deneyim yükleme sürecinin başarılı sonuçlar verip vermeyeceğini merak etmeye başlaması, onu bırakmaya zorlama veya deneyim yüklemesinden ayrılma kararı ile karşı karşıya bırakacaktır.

Katılımcılara ilerleme veya gelişim evrelerini göstermek, bunu düzeltecektir. Aslında çözüm, bu süreci tamamlama yüzdesini veya kalan yükleme aşamalarını göstermek kadar basit olabilir. Durum ne olursa olsun, katılımcılara gerçek bir ilerleme veya gelişim hissi vermek, onların çalışmaya daha fazla dahil olmalarını sağlayabilir. Bu durum onların deneyim yükleme çalışmasının aşamalarını anlamalarına yardımcı olur ve beklentilerini buna göre belirlemelerini sağlar.

Emre Ulaş ÖZDAL
Smart Unique Kurucusu


Bizlerle İletişime Geçin

Deneyimsel öğrenme odaklı eğitim, gelişim ve öğrenme çözümlerimiz için 0533 558 17 53 numaralı telefonu arayabilir veya merhaba@smartunique.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Deneyimsel Öğrenme Kitabını Aşağıda Bulunan İnternet Mağazalarından Temin Edebilirsiniz.

D&R İnternet Mağazası

İdefix - İnternet Mağazası

Kitap Yurdu - İnternet Mağazası

Nobel Kitap - İnternet Mağazası

Paylaş: